Karaburun Yarımada Turu – 23 Mayıs 2017

Kadim dostlarımız Filiz ve Ayhan Yörük ile bir süredir konu ettiğimiz Karaburun gezimizi nihayet 23 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirdik. Programın tamamını sağolsun Ayhan planladı ve benim çok minik birkaç talebimin dışında aynen uyguladık: Otomobili ile bizi taşıdı, yiyeceğimizi içeceğimizi organize etti, mola vereceğimiz fotoğraf çekeceğimiz yerleri belirledi ve sonuçta çok güzel bir gezi yapmış olduk.

Balıklıova ve Mordoğan’ı araç içinden seyrederek geçtik ve ilk molamızı Kaynarpınar’da verdik. Yöre kadınlarının yaptığı elemeği göznuru elişleri gördük, karanfil-kolyelerden satınaldık. Marinaya hakim bir kahvede çay kahve içtikten sonra yolumuza devam ettik.

Karaburun’a gelmeden sola 1 km kadar yükselerek devam ettikten sonra Ambarseki köyüne vardık. Burada Melisa isimli çok ilginç bir kafe var. Buraya köy kahvesi diyemedim, zira bildiğimiz kahvelerden farklı olarak turistik bir mekan olarak düzenlenmiş. İçeri adımınızı attığınızda muhteşem bir panoramik Karaburun manzarası ile karşılaşıyorsunuz. Bu durumda hemen bir sürü Karaburun fotoğrafı çektik.

Haftaiçi olduğunda kafede birkaç köylüden başka kimse yoktu. Ortalıktaki masaların çevresindeki özel yerlerde çeşit çeşit çiçekler yetiştirilmiş. En gösterişli köşedeki Atatürk büstü de çiçeklerle süslenmiş. Ayrıca bir takım orjinal köy yaşam eşyaları sergileniyor ki bazıları da saksı olarak kullanılmış. İşte böyle bir mekanda Ayhan’ın hazırladığı kahvaltılıklarla güzel bir ziyafet çektik.

Ambarseki’den ayrıldıktan sonra Saipaltı sahilini pas geçip Karaburun’a girdik. Minik bir çevre turundan sonra buraya gelen herkesin yaptığı gibi ünlü Nergis kafede bir şeyler içtik.

Karaburun ilk anda çok ilginç gözükmüyor, yerleşim deniz kenarı olmadığından sıradan bir köy hali var. Buranın ünü çevredeki güzel plajlar ve tatil sitelerinden geliyor olmalı. Nitekim daha sonra haritada Kuyucak Plajı olarak gözüken ve karşısında Büyük Ada olan koy harikaydı. Yeni düzenlenen sahil şeridi, geniş yürüme ve dinlenme mekanlarıyla muhtemelen tatil günleri ve yaz aylarında pekçok tatilciyi keyifle ağırlamaktadır.

Karaburun’dan sonra yarımadanın batısına devam edip sahili seyrederek yol aldık. Mevsim itibariyle her yer yemyeşil olduğundan, doğanın güzelliği insanı büyülüyor. Buralarda çok bakir alanlar var, ümit ediyoruz ki bu bölge tamamıyla inşaata açılmaz.

Güneye doğru sahile gelmeden Salman köyünden geçtik; ortak dostumuz Muharrem Kaya’nın kulakların çınlattık. Sonrasında hiç mola vermeden ve çevremizi seyrederek Balıklıova’ya kadar geldik.

Hafta sonu olmadığı için buradaki mekanlarda yer bulmak sorun olmadı ve bir lokantanın sahilindeki masaya kurulduk. Görgüsüzlük olmasın diye yediğimizi içtiğimizi fotoğraflamadık ama gün akşam olurken, hem güzelce karnımızı doyurduk, hem de martıları epeyce besledik.

Dönüş yolunda Ayhan yolu epeyce uzattı, İçmeler caddesinden devam ederek Özbek köyüne kadar gittik. Hem içmeler sahilinde gördüğümüz demir adam heykeli, hem de Özbek köyündeki turistik mekanlar, günün güzelliğine çeşni kattı. Böylece Sevgili Dostumuz Ayhan Yörük sayesinde harika bir gün geçirmiş olduk.

Bu, olduğundan uzun gibi yaşadığımız gün boyunca çektiğim fotoğraflardan hazırladığım albümü aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

Not: Aşağıdaki fotoğrafları herhangi birine tıklayıp, açılan penceredeki veya klavyeniz üzerindeki ok işaretleri yönünde izleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Mesajınız

 harf daha yazabilirsiniz.