YİĞİTLER’DEN DEDEDAĞ YENİKURUDERE SIRTLARI – 4 Mart 2018

Pazar günü İDADİK B Grubu yürüyüşü olarak planlanan Dededağı Yiğitler-Yenikurudere Sırtları rotasına katıldım. Bu sezon ilk defa, daha sabah evden çıkarken yağmur yağıyordu. Sonrasında bütün günü yağmurda geçireceğimizi bekliyordum; neyse ki hiç de öyle olmadı: Yiğitler’e geldiğimizde yağmur dinmişti ve gün sonuna kadar da damla düşmedi!

Yiğitler’de kahvaltı keyifleri bittikten sonra B Grubu olarak köyün içinden yürüyüşe başladık. Dağa doğru ilerleyip çabucak doğaya çıktık. Yemyeşil bir zemin içinde ve daha ilk adımlardan itibaren kırmızı laleleri görerek tırmanışı sürdürdük. Kendi izlenimim olarak ifade ediyorum ki, Ege’de kırmızı yaban laleleri en çok karşılaşılan mor pembe ve beyaz olanlarına kıyasla daha az bulunurlar. Hemen yürüyüşün başında onları gördüğümde daha pek çoğuna rastlarız diye sadece birkaç tane fotoğraf çekmiştim. Ancak sonra pek çok lale ve diğer dağ çiçeklerini görmemize karşın kırmızılar bir daha gözükmediler!

Yenikurudere’ye doğru sırttan sırttan yürüyüşe devam ederken aslında hep tırmandık. Fotoğraf çekme merakım nedeniyle sık sık geride kalıyordum ama sonrasında biraz hızlanıp grubu yakalayabiliyordum. Bu başlangıçta sorun olmazken tırmanış hiç bitmeden sürdüğünden bir süre sonra gruba yetişmekte zorlandığımı hissettim. Önce bu durumumu, bir akşam önce Foça balık restoranındaki her zamanki miktarımdan biraz fazla kaçırdığıma(!) yorduysam da, sonradan yaptığım değerlendirmede bu rotayı biraz küçümsemiş olduğumu farkettim. Oysa bu tırmanışın, bu sezon çıktıdığım İzmir’in belli başlı zirvelerinden daha uzun tırmanış içerdiğini, ancak ertesi günkü karşılaştırmalarımdan anladım ve yazı sonuna bu değerlendirmemi ekledim.

Tekrar tırmanışa dönersem, yağmur yağmıyordu ama rüzgar oldukça sert esiyordu. Buna karşın burada doğa harika! Yalnızca yemyeşil zemindeki laleden kardelene kadar çiçekler değil, çevremizdeki dağ ve tepelerin sisli manzaraları da çok muhteşemdi. Genelde sırttan yürüdüğümüzden ve bütün yapraklarını dağa sermiş meşeliklerden geçtiğimizden, manzarayı panoramik olarak  rahatça görebiliyorduk. Bu da bize, çok ayrıcalıklı bir rotadan yürüdüğümüzü hissettiriyordu.

En yukarılara geldiğimizde artık bir U yapıp geriye döneriz diye bekliyordum ki, Rehberimiz Halil Demir öğle yemeği için bir kayalığın dibinde mola verdi. Aslında burası hiç de korunaklı bir yer değildi, ancak hiç kimse şikayetçi olmadı. Hemen bir kayaya ilişip beraberlerinde getirdikleri yiyecekleri yemeye başladılar. Rüzgar ve soğuğa rağmen hiç yakınan yok, keyifle yemekler kaşıklanıyor!

Ben de bir taşa oturup bir süre dinlenmeyi tercih ettim. Zira yorgunluk hissediyordum ve iyice giyinmeme karşın ısınamamıştım. Arkadaşlarımın çoğu çok da fazla giyinmeden oturabiliyorlardı. Gençlik bu işte dedim ve bir süre onları seyrettim. Sonra, gün ilerleyince açlık hissedebileceğimi düşünerek sandviçimi yemeye zorladım kendimi.

Mola uzun sürmedi, zira bu yükseklikte sert rüzgar üşütüyor. Hemen toparlanıp dimdik inmeye başladık. Önce patika gibi bir rotadan alçalırken, bir süre sonra çok dik yerlerden, en uygun geçişleri kollayarak inişi sürdürdük. Bazı yerleden inmek biraz sıkıntılı olduysa da, grupta çok güzel bir yardımlaşma olduğundan, bir problem yaşamadan en aşağılara kadar inebildik.

Nihayet nispeten daha az eğimli bölgelere indiğimizde geriye bakıp indiğimiz yerlerin dikliğine çok şaşırdığımı söylemek isterim. Aslında böyle bir inişin haftasonu yürüyüşü için biraz fazla olduğunu düşünüyordum. Ancak sonradan öğrendiğime göre, eğer hava durumu böyle uygun olmasaymış, örneğin yağmur başlasaymış rehberimiz daha az riskli bir rotadan dolanarak inişi yaptırmayı  düşünüyormuş.

Bu zorlu inişten sonra Yiğitler tarafına yönelerek inişi sürdürdük. Bir süre sonra solumuzdaki derin vadinin en dibine kadar inip dere boyunca Yenikurudere yoluna paralel olarak devam ettik. 

Vadi boyunca uzun süre şırıldayan dere ve yosun gövdeli çınarları izleyerek yürüdük. En sonunda, vadiye yapılacak barajın inşaat bölgesine geldiğimizde, köye giden yola ulaştık. Bundan sonraki birkaç kilometre yolu asfalttan yürümemek için rehberimiz aracı buraya sevkettirdi. Kendi hesabıma söylemek gerekirse, oldukça fazla yorgunluk hissettiğimden, bu düzenlemeye memnun oldum.

Bu güzel etkinlikte çektiğim fotoğraflardan ve arkadaşların medyada paylaştığı fotoğraflardan seçtiklerimden hazırladığım albümü aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

Not: Aşağıdaki fotoğrafları herhangi birine tıklayıp, açılan penceredeki veya klavyeniz üzerindeki ok işaretleri yönünde izleyebilirsiniz.

Not: 2017 Ekim ayından Bugüne kadar sezon boyunca katıldığım 16 etkinlik içindeki son 7 zirve çıkışında katedilen tırmanma yüksekliklerini mobil bilgisayarımdaki Wikiloc uygulaması ile kaydetmiştim. İnceleme sonunda görülebileceği gibi, en fazla yükseklik kazanılan tırmanış bugünkü etkinliktedir ve örneğin İDADİK Dumanlıdağ zirve etkinliğinin neredeyse 2 katıdır!

Tarih –  Parkur ve zirve çıkışında kazanılan yükseklik:                       

04.03.2018 – (İDADİK)Yiğitler’den Yenikurudere sırt – 1047 mt
25.02.2018 – (PetkimTrek)Beşpınar’dan Spil Çırpıcı Dede – 602 mt
18.02.2018 – (İDADİK)Kemalpaşa Balık Çiftliği’nden Nif Zirve – 954 mt
04.02.2018 – (PetkimTrek)Ovacık’tan Dededağı Zirve – 677 mt
07.01.2018 – (PetkimTrek)Payamlı’dan Çatalkaya – 457 mt
31.12.2017 – (İDADİK)Çukurköy’den Dumanlı Zirve – 537 mt
24.12.2017 – (PetkimTrek)Evka-2’den Yamanlar Batı Zirve – 532 mt

 

 

Yorum Yapın

Mesajınız

 harf daha yazabilirsiniz.