Antalya Müzesi (18 Nisan 2018)

Yeğenimiz Elif’in kızı Selin’in Uluslararası Çocuk Eskrim turnuvasındaki maçlarını izlemek üzere geldiğimiz Antalya’da, bugün bulduğumuz bir fırsatla Antalya Müzesini ziyaret ettik. Geçen sene 17 Mayıs 2017 tarihinde gezdiğimiz Müze’yi, henüz bir yıl geçmemişken tekrar görmekten büyük bir keyif aldım!

Antalya Müzesi, bölgenin tarihi derinliklerine ışık tutmaya devam ediyor. Müze binasının ön cephesine Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü işlemişler:

Bir vatanın sahibi olmanın yolu, o toprakta yaşanmış tarihi olayları bilmek, doğmuş uygarlıkları tanımak ve sahip olmaktan geçer.

Bu ziyaretimde hiç fotoğraf çekmeden rahat rahat müzeyi gezmeyi planlamışken dahi, sonunda 40 tane fotoğraf çektiğimi gördüm! Bu fotoğrafları aşağıdaki fotoğraf albümünden izleyebilirsiniz.
Kuşkusuz müzede geçen seneye göre fazla bir değişiklik yok; ancak aşağıda, müzedeki levhadan aynen aktardığım haber çok ilginç:
 
HERAKLES LAHDİ ÜLKEMİZE DÖNDÜ!
“Herakles Lahdi, Perge antik kenti nekropolünden 1960’lı yıllarda kaçak kazılarla ortaya çıkarılarak yurtdışına kaçırılmıştır. İngiltere’de restorasyonu yapıldıktan sonra 2010 yılında İsviçre’ye getirilirken Cenevre Serbest Limanı’nda İsviçre Federal Gümrük yetkilileri tarafından gerçekleştirilen envanter kontrolü sırasında İsviçre kanunlarına muhalefetten dolayı lahite el konulmuş ve Cenevre Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır.
2011 yılında İsviçre yetkilileri aracılığı ile Bakanlığımız olaydan haberdar edilmiş ve bunun üzerine esere ilişkin konunun uzmanı arkeologlardan alınan bilimsel görüşler ışığında eserin ülkemiz kökenli olduğunun anlaşılması üzerine Almanya Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılması için gerekli girişimlerde bulunulmuştur.
Cenevre Başsavcılığı 21 Eylül 2015 tarihinde lahtin Ülkemize iadesine karar vermiş, bu karar 2 Mayıs 2016 tarihinde Cenevre Adalet Mahkemesi (Temyiz) Ceza Dairesi tarafından onanmış ve sonrasında iade kararı kesinleşmiştir.
Herakles’in (Herkül) oniki görevini betimleyen mermer lahit, Roma Dönemine (M.S.2.Yüzyıl) tarihlenmektedir. 235 cm boyunda ve 112 cm genişliğinde olan eser, arkeoloji literatüründe “Torre Nova” olarak adlandırılan tipte “Küçük Asya Lahit” grubuna girmektedir.
İki ülke arasındaki kültürel işbirliğini somutlaştırmak adına üç ay süreyle Cenevre Üniversitesi’nde sergilenen lahit, 13 Eylül 2017 tarihinde ülkemize iade edilmiş ve Antalya Müzesi’nde sergilenmeye başlamıştır.
 
 
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir