ESCAN TUR VAN GÖLÜ EKSPRESİ GEZİSİ – 3/6 Mart 2019

Sevgili Kardeşimiz Müjgan Dörtköşe’nin davetiyle Escan Tur organizasyonu Van Gölü Ekspresi gezisine katıldık. Biz de Villakentli Dostlarımız Sevinç ve Emin Ildızlı’yı davet etmiştik; böylece hem dostlarla birlikte olduk, hem de, Ankara’dan itibaren Doğu Anadolu bölgesinde hiç bulunmamıştım, halen yoğun kış şartları altında olduğunu düşündüğümüz Doğu Anadolu’yu görmek için güzel bir vesile oldu.

VAN GÖLÜ EKSPRESİ TURU 1. Gün – 3 Mart 2019

(ÇırÇır Şelalesi – Keban Barajı – Harput – Balak Gazi Tesisleri – Murat Baba Türbesi – Hoca Hamamı – Kurşunlu Camii – Arap Baba Türbesi – El Emeği Göz Nuru Çarşısı – Süt Kalesi – Ulu Camii – Balat Gazi Heykeli)

3 Mart 2019 sabahı Ildızlılarla birlikte İzmir Adnan Menderes Havaalanı’nda gezi arkadaşlarımız Anneler Gurubu ile buluştuk. Yaklaşık 2 saat kadar süren rahat bir uçak yolculuğundan sonra Elazığ’a indik.

Tur Rehberiniz Sibel Hanım’ın yönlendirmesiyle Elazığ Havaalanında bizleri bekleyen aracımıza yerleştik. Otobüs yolculuğu başladıktan itibaren 4 gün boyunca Sibel hanım turla ilgili her konuda bizleri aydınlattı. Hem ziyaret ettiğimiz yerler hakkında tarihi mevzuları dinledik, hem de çevredeki mevcut turistik noktalarla ilgili bir çok bilgiler edindik. Bu da, güzel organize edilmiş bu gezinin en kıymetli noktalarından birisi oldu.

Önce Keban Barajı’nda bulunan ve Escan Tur’un hazırladığı Van Gölü Ekspresi tur programındaki ifade ile “Dünyanın en doğal ve genç Şelalesi” olan  Çırçır Şelalesi’ne gittik. Buradaki alabalık lokantalarında çeşitli alabalık yemeklerinin tadına baktık. İçimizde tadını yadırgayanlar oldu, kendi adıma ifade edeyim, özel soslu alabalık şişi ben çok beğendim!

Harput

Yemekten sonra Harput’a gitmek üzere yola çıktık. Elazığ’da çoğu yeni binalardan oluşmuş mahallelerden geçip, eski Elazığ olarak İfade edilen tarihi Harput bölgesine geldik. Burada Balak Gazi Tesisleri olarak ifade edilen noktada aracımızdan inerek çevrede yürüme mesafesinde gezilebilecek çeşitli turistik ve tarihi yerleri ziyaret ettik. Ziyaret sırasına göre yazmak gerekirse, Murat Baba Türbesi, Hoca Hamamı, Kurşunlu Camii, Arap Baba Türbesi, El Emeği Göz Nuru Sergisi, Süt Kale, eğik minareli Ulucami ve Barak Gazi Heykeli belli başlı gezdiğimiz noktalar oldu. Günün sonunda Elazığ Dedeman otelinde konakladık.

Bu 4 günlük güzel gezide çektiğim fotoğraflardan ve medyada paylaşılanlardan seçtiklerimle hazırladığım albümleri, her günün anlatımından sonra verdiğim linklerden izleyebilirsiniz.  

Not: Aşağıdaki fotoğrafları herhangi birine tıklayıp, açılan penceredeki veya klavyeniz üzerindeki ok işaretleri yönünde izleyebilirsiniz.

VAN GÖLÜ EKSPRESİ TURU 2. Gün – 4 Mart 2019

(Van Gölü Ekspresi – Tatvan – Ahlat Selçuklu Mezarlığı – Emir Bayındır Kümbeti) 
Bugün tura ismini veren Van Gölü Ekspresi’ne bineceğiz. Ankara’dan gelen tren tarifeye göre sabah 04:39’da Elazığ Garı’nda olacağı için erkenden kalkıp hazırlıklarımızı yaptık. Tren rötar yapınca biraz otelde, biraz da garda bekledik. Saat 6:40 gibi önündeki güçlü ışığı ile ortalığı aydınlatan tren heybetli gövdesiyle istasyona geldi. Koşuşturup pulman vagonumuzdaki yerlerimizi alırken, rötarlı gelen bu trendeki yolculuğumuz için rahat etme endişeleri taşıdığını itiraf edeyim. Ancak hiç de öyle olmadı, yolculuk son derece rahat geçti. Tren adeta büyük bir gemideki gibi çok az sarsıntı yaparak yol alıyordu. Böyle olunca da her fırsatta rahatça uyuyup sabah çok erken kalktığımız için eksik kalan uykumuzu tamamladık. 

Tren yolculuğu epeyce uzun sürdü. Zira yöredeki yoğun kar yağışı nedeniyle yollar kapandığı için Bingöl’deki Solhan Yüzer Adaları’na gitme programımız iptal edildiğinden, Tatvan’a kadar devam etmemiz gerekti. Ancak bunu sorun etmiyoruz, Doğu Anadolu’nun çorak tepelerinin şimdi karlarla kaplı manzaralarını seyrettik. İlaveten bol bol da fotoğraf çektim. Ancak yolculuğun son kısımlarında Güneş bulutlardan sıyrılıp  çevremizi dörtbir yandan kaplayan karları şiddetle parlatınca, güneş gözlüğümü evde unuttuğum için epeyce sıkıntı çektim. Bu nedenle bu bölümlerde daha çok uyumayı yeğledim.

Tatvana geldiğimizde saat 13:00 olmuştu. Zemindeki buzlara dikkat ederek garın arkasındaki tur aracımıza yürüdük. Burada hiç oyalanmadan öğle yemeği için, Tatvan’ın merkezindekiİbadullah Cammi karsındaki bünyan kebabı ile ünlü Meltem Bünyan Lokantası’na gittik.

Yemek telaşından sonra aracımıza binip Van Gölü’nün kuzeyine doğru yöneldik. Hedefimiz Anadolu’da Türklerin ilk ikamet alanlarından biri olan Ahlat. Burada ziyaret edeceğimiz Selçuklu Mezarlığı’nda, 12. yüzyılın başından 16. yüzyıla kadar tarihlenen çeşitli tiplerde 1000 kadar mezar taşının bulunduğu ifade edilmektedir. Ayrıca yedi tanesi meydana çıkarılmış olan ve halkın Akıt dediği Tümülüs tarzında mezarların sayılarının yapılan kazılarla daha da artacağını sanılmaktadır.

Mezarlık yoğun karla kaplı olduğu için herkes yürüyemedi. Bir kaç arkadaş rehberin önderliğinde mezarlığın ortalarına kadar yürüyüp fotoğraflar çektik. Sonra aracımıza dönüp Ahlat’ın simgesi olan ünlü Emir Bayındır Kümbeti’ne geçtik. Burada da fotoğraflar çekip rehberimizden bilgiler aldıktan sonra, Van’a gitmek üzere yola çıktık.

Bu noktada Van’a gitmek için, Van Gölü’nün kuzey veya güneyinden gitmek mesafe olarak fazla fark etmiyor. Biz güneyinden gitmeye karar verip, zorunlu olarak tekrar Tatvan içinden geçerek, Van Gölü’nün güney kıyılarını takibederek Van’a doğru yol aldık.

Van Gölü yüzölçümü itibariyle Türkiye’nin en büyük gölü. Bölge insanı zaten ona Van Denizi diyormuş. Doğu yakası Van, batı yakası ise Bitlis il sınırları içinde. Gölün denizden yüksekliği yaklaşık 1700 metre ve en derin yeri de 500 metre olarak ifade ediliyor. Gölü kabaca bir üçgen gibi düşünürsek, güney kenarından Van’a ulaşmamız yaklaşık 3 saat kadar sürdü. Karanlıkta ancak Van ışıklarını görerek, 2 gece kalacağımız Edremit Van Gölü kıyısındaki Merit ŞahMaran otele geldik.

VAN GÖLÜ EKSPRESİ TURU 3. Gün – 5 Mart 2019

(Hoşap Kalesi – Çavuştepe Kalesi – Kedi Evi – Urartu El Sanatları Merkezi – Van Kalesi)

Gezinin bugünkü üçüncü gününde sabah kahvaltımızı, gerçekten de bir deniz havası veren Van Gölü manzaralı ŞahMaran Otel’in lokantasında yapıyoruz. Bu otel Elazığ’daki modern Dedeman Oteli’nden sonra bize biraz köhne izlenimi vermişti, ancak çalışan personeli o kadar güzel davranış gösterdi ki, bu eksikliği hiç hissetmedik.

Hoşap Kalesi

Bugün önce Urartu döneminden kalan muhteşem Hoşap Kalesi’ni göreceğiz. Van’ın Gürpınar ilçesindeki Hoşap Suyu’nun kuzeybatısında dik bir kaya kütlesi üzerinde kurulu olan Kale’nin etrafı üç surla çevrili. Yoğun kar yağışı nedeniyle iç kısımlarda yürüme tehlikeli olduğundan biz kalenin giriş kapısının önünde rehberimizden bilgiler aldık. Ancak buradaki rehberimiz bize eşlik eden bölge jandarma kumandanı Ali Bey! Ali Komutan hem bilgili, hem çok hoş sohbet birisi; hepimizin kalbini fethetti diyebilirim. Şakalaşmaktan da geri kalmadığı için şöyle diyenlerimiz oldu: Bu Cem Yılmaz’ın yakışıklısı!

Hoşap Kalesi hakkında bilgiler aldıktan sonra Komutan’ın çay daveti üzerine kaleye yakın bir noktadaki merkez karargahına gittik. Burada bir tatbikat için hazırlanan genç Türk komandolarını görünce Anneler duygulu anlar yaşadılar. Birlikte fotoğraflar çekildik ve çok mutlu bir şekilde vedalaşıp ayrıldık. Şehre varınca aramızda para toplayıp baklava aldık ve genç askerlerimizin sonrasında gönderdikleri fotoğraflara bakarak, onların jestine bir karşılık verebilme keyfini yaşadık.

Kedi Evi

Hoşap’dan sonraki programımız Gürpınar ovasına hakim Bol Dağlı’nın kuzeydoğu ucundaki Çavuştepe Kalesi’ydi. Fakat ana yoldan ayrılıp kaleye giden yolda o kadar çok kar vardı ki, aracımızı kullanamadığımız gibi yaya olarak da gidip dönmeye zaman kalmadığını düşünerek ancak uzaktan fotoğraflarını çekebildik, Sibel Hanım’ın açıklamalarıyla yetindik.

Öğle yemeği için Tur organizatörleri bizi Van içindeki çok güzel bir lokantaya götürdüler: Aşiyan Ev Yemekleri. Burada yörenin en bilinen yemeklerinden azar azar 6-7 çeşit tadabildik. Hatırladıklarım yazmaya çalışayım: Pazılı Buğday Çorbası, Kelodaş, Kuru Dolma, Perde Pilavı, İçli Köfte, Mumbar Dolma, Göveç, Kuru Fasülye. Doğrusu hepsi çok lezzetliydi(Mumbar yemedik). Servis kalitesi ve mekanın temizliği de ayrıca takdire değerdi. Ayrılırken teşekkür edip, takdirlerimizi ifade ettik.

Bir sonraki ziyaret noktamız Van’a özgü Geleneksel Urartu el sanatlarından örnekler görebileceğimiz gümüş atölyesi. Önce yapının hemen kenarında bulunan Van Kedileri’nin teşhir edildiği Kedi Evi’ne uğradık.

Urartu gümüş takılarının sergilenip pazarlandığı binanın bir kısmında üretimi seyretme imkanı var. Bu noktada gümüş işçiliği konusunda bilgiler aldık. Sonrasında bir kısmımız alışveriş yaptı, bir kısmımız da kuruluşun ikramı olarak çay kahve içti. Fotoğraf çekmek yasaklandığı için takı örnekleri veremiyorum, ancak kendi hesabınla şunu söyleyebilirim ki, çok kaliteli ve zevkli takılar yapılıyor burada.

Van Kalesi

Bugünki son ziyaret noktamız eski Van kentinin bulunduğu bölgedeki tepenin üzerinde yeralan Van Kalesi. Kale ve çevresi çok güzel restore edilmiş ve eski Van şehrindeki kazılar da halen devam ediyormuş. Kale müze olarak değerlendiriliyor ve Kültür Bakanlığı’na bağlı olarak geziliyor. Bu nedenle girişte 6 TL giriş ücreti tahsil ediyorlar. Buna karşılık kaleye çıkan, çok güzel örülmüş parke taşlarıyla kaplı yolun yukarılarda temizlenmemiş kar ve buzla kaplı kısımları olduğundan bir çok arkadaşımız kaleye çıkmaktan vazgeçti. Bir kaç kişi rehberimizin öncülüğünde ve düşmemeye çok dikkat ederek en yukarıya kadar kadar yürüdük. Yukardaki manzara buraya çıkmak için verilen emeğe değiyordu doğrusu. 360 derece Van manzaraları ve o sırada batmak üzere olan Güneş’in bulutların arasından sıyrılıp Van Gölü’nde parlayan grup ateşi!

Otele dönmeden önce Van merkezde biraz alışveriş yaptık ve son olarak da muhteşem halıların satıldığı bir büyük mağazaya uğradık. Halı alanlar oldu; ben de birçoğunu beğendim. En çok koyu kırmızı bir halıyı bayıldım, ama Ayşen’i ikna edemedim!

VAN GÖLÜ EKSPRESİ TURU 4. Gün – 6 Mart 2019

(Ahdamar Adası – Kutsal Haç Kilisesi)

Bugün Van Gölü’nde tekne turu yapıp Ahtamar Adası’na gideceğiz. Hedefimizdeki ziyaret noktası Kutsal Haç Kilisesi. Son zamanlarda basınında da çok yer alan, senede bir defa yapılan ayini ile ünlü kiliseyi ziyaret hepimizi heyecanlandırıyor.

Van Gölü’nün bu en büyük adasındaki kilisenin konik kubbesi yaklaşınca kolayca seçiliyor. Tekne adaya doğru giderken, arkamızda kalan, bir adı da Çadır Dağı olan Artos Dağı karlı zirvesi ile bugünkü güneşli havada çok güzel fotoğraf veriyor. Birçok fotoğrafını çekmekten alamadım kendimi!

Ahdamar Adası

Ortaçağ Ermeni Mimarisi’nin en görkemli örneklerinden biri olan Kutsal Haç Kilisesi çok güzel restore edilmiş bir mekanın ortasında yeralıyor. Burada da 65 yaşın altındakilerden giriş ücreti alınıyor. Buna karşın güzel yürüyüş yollarının karla buzla kaplı bazı kısımları temizlenmemiş. Ancak uzun ve dik bir çıkış olmadığı için fazla sıkıntı yaratmadı.

Rehberimiz kiliseye girmeden önce dışarıda bilgilendirme yaptı. Sonra hep birlikte içeri girdik ve bu görkemli yapının yüksek duvarlarında yankılanan seslerimiz eşliğinde kiliseyi gezdik. Rehberimiz burada da iç mekanla ilgili ayrıntıları bize anlattı. Sonra hep birlikte kilisenin etrafında dolaşarak, rehberimizin anlatımlarıyla yapının dışındaki süslemeler hakkında bilgiler aldık.

Kilisenin içinden bir kayıt…

Rehberimiz “İsteyen Bakı Terası’na gidebilir” deyince, Ayşen’le manzarayı görmeye gittik. Zaten Kilise çok güzel bir noktaya inşa edilmiş, biz fazla farklı bir şey görmedik!

Güzel güneşli hava ve 4 günlük gezimizin dolu dolu geçmiş olmasının keyfiyle Ada Cafe’sinde çay kahve içip sohbet ettik. Karaya çıktığımız noktada bulunan lokantada, gölün karekteristik inci kefalini pişiren lokantada öğle yemeği yedik. Nihayet burada bira içme şansımız da oldu!

Yemek sonrasındaki sürpriz ise, her akşam yemeklerden sonra dinlediğimiz mini Keman Konseri oldu; Klasik Batı Müziği tarzında çaldığı Türk Müziği melodileri ile, gezinin en naif anlarını yaşattı Ahmet Bey!

Van’da İzmir’e kalkan uçağınıza vakitlice yetiştik ve rahat bir uçuşla gezimizi bitirdik. Bu güzel etkinliği organize eden Escan Tur firması görevlilerine, bıkmadan usanmadan bizi bilgilendiren Sibel Hanım’a ve de son derece uyumlu ve neşeli Anneler Gurubu’na teşekkür ederim.

Yorum Yapın

Mesajınız

 harf daha yazabilirsiniz.