PetkimTrek/Karia3: Taşlıca, Serçe Limanı – 3 Mayıs 2019

PetkimTrek Karia Yolu Ekspedisyonu 4. Gün Etkinliği olarak, bir öncekini bitirdiğimiz Taşlıca’dan başlayıp Serçe Limanı’nda noktayı koyduk! Böylece 2018-2019 Geleneksel Sezonsonu etkinliklerimiz problemsiz-kazasız sona ermiş oldu.

Son gün için biraz daha geç kalkıp 7:30’da kahvaltıya başladık. Hareket saatimiz de, dolayısıyla 8:30 oldu. Bugün Bilge Rehberimiz Zafer Gürhan ve diğer fire veren arkadaşlarımızın da katılımıyla sayımız iyi. Artık nihayet görüp ezberlediğimiz bölgenin yollarından geçerek Taşlıca’ya geldik.

Phoenix

Karia yolları levhasının bulunduğu Taşlıca çıkışında Rehberimiz Mehmet Tural bugünkü rotayı oylamaya sundu. Büyük çoğunlukla, belki de oy birliği ile, daha kısa olan dokuz kilometrelik Serçe Limanı rotasını seçtik. Rehberimiz de onayladı: “ Yeterince taşlı rotalardan yürüdük!”

Köyün tüm çevresinde, sınırları taş örülü tarlalarda tarım yapmak imkansız, zira heryer taşlık arazi! Bitki olarak da sadece badem ağaçları gördük. Önce böyle görkemli(!) duvarlar yapmalarına pek bir anlam veremediysek de, sonra bunun  bir arazi belirleme hususu olduğunu düşündük. Neticede taş bol nasıl olsa!

Serçe Limanı’na giden yönü gösteren Karia levhasının bulunduğu yerde pek çok kuyu ve sarnıç var. Tarım yapacak toprak olmayan bu bölgede, bu kadar su sağlama olanağı olması da başka bir ilginç durum!

Karya yolu işaretlerini izleyerek devam ettiğimiz rotada, bir süre sonra çevreye dağılmış olarak bazı kesme taşları görmeye başladık. Dün gece rehberimizin paylaştığı dokümanlara göre, bunlar Phoenix antik şehrinin kalıntıları olmalı diye düşündük. Yakınımızdaki tepelerde hala ayakta duran bazı duvarlar var. Muhtemelen şehrin güvenlik amaçlı gözetleme kulelerinden ayakta kalanlardır.

Liman tarafına doğru giderken bir süre bir toprak yoldan ilerledik. Önümüzde gördüğümüz yavruları ile birlikte birkaç çift eşek ürkerek anıra anıra uzaklaştılar ve güvenli bir mesafeden bizleri izlerken, yürüyüşe devam ettik. Bir süre sonra çok güzel büyük kesme taşlardan yapılmış duvar kalıntıları gördük. Antik şehir bölgesine oldukça uzak olan bir noktada olduğumuzdan, bunların ne olduğu hususunda bir fikir yürütemedik.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı DSC08294-665x410.jpg
Serçe Limanı Koyu

Bir süre sonra uzaktan gördüğümüz Serçe Limanı, adının çağrıştırdığı gibi gerçekten küçük bir koy. Karşılıklı kıyıları birbirine yakın olarak uzayan koyun dibinde, ağaçlar içinde konuşlanmış güzel bir mekan var. Arkadaşlarla oraya vardığımızda, epeydir güneş altında yürüyen bedenlerimiz için gölgedeki esintinin neredeyse üşütücü serinlikte olduğunu gördük. Tekrar yola çıkıp yakın bir noktada hem öğle molası verdik, hem de dört günlük yürüyüş etkinliklerimizin son noktasına varmış olduk.

Önce bir selfi yaptım Serçe Limanı’nın o güzel manzarsı önünde, sonra da koyun fotoğraflarını çektim. Artık dinlenmeye geçebilirdim, seyrek ağaçların ve kayaların gölgelerine dağılmış arkadaşlarım gibi, ben de bir köşeye çekildim.

Molada Atalay ayaklarını koyun serin sularına soktu bir süre, Servet ve Sinan da yüzdüler. Kalanlar hevesimizi, kısa süren bugünkü etkinlikten sonra zaman kalacağı için, Selimiye denizine erteledik. Yemekten sonra koyun yegane mekanında toplaşıp, Karia3 etkinliklerimizin problemsiz bir şekilde sona ermesini soğuk biralarla kutladık.

Bu etkinlikte çektiğim fotoğraflardan ve arkadaşlarımın medyada paylaşılan fotoğraflarından seçtiklerimle hazırladığım albümü aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.  

Not: Aşağıdaki fotoğrafları herhangi birine tıklayıp, açılan penceredeki veya klavyeniz üzerindeki ok işaretleri yönünde izleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Mesajınız

 harf daha yazabilirsiniz.