GALESİON ZİRVE ETKİNLİĞİ – 17 Kasım 2019

PetkimTrek ile Metropolis antik kentinin kutsal dağı olarak ifade edilen “Galesion” Dağı’na çıktık. Şimdiki adı Kuşçu Dağı olan Galesion(Gallesions veya Galesia) zirvesine ulaştığımızda, yüksekliği 777 metre olarak ölçtük. Zirveyi işaret eden Türk Bayrağı bir öbek taş ile zemine tutturulmuş. Zirveye ulaşan, bayrak önünde fotoğrafını çektirdi. Sonra herkes geldiğinde topluca poz verdik.

Galesion Zirve

Bugün, birisi Villakent’ten komşum Murat Yavuz, 2 yeni katılım ile 11 kişiyiz. Bilge Rehberimiz” Zafer Gürhan halen bel probleminin tam olarak iyileşmediğini düşündüğü için katılmadı. Rehberlik Mehmet Tural’da idi, diğer arkadaşlarımızın da katkısıyla etkinlik sorunsuz olarak tamamlandı. Sadece, horozu bol köyde sabahın zor olacağı örneğindeki gibi, dönüş yolunda bir süre istemeden iki gurup olarak yürüdük!

Bu girişten sonra Günün özetine geçeyim: Sabah buluştuğumuzda yürüyüş için çok güzel bir gün olacağı belliydi. Hafif puslu, azıcık rüzgarlı ve tatlı serin bir hava. Belevi’nden Saat 9:30 gibi yürüyüşe başladığımızda, daha doğrusu Keçi Kalesi’ne doğru tırmanırken, bizden biraz önce başlayan büyük bir yürüyüşçü grubu solladık. Sonrasında Efes-Mimas Yolu işaretlerini takip ederek patikadan tırmanışı sürdürdük.

Yürüyüşün başından itibaren neredeyse en yukarlarda bile duyulabilen otoyolun araç sesleriyle yürüdük. Patika boyunca hep pembe çiğdemler gördük. Çoğunluğu tek tek, bazıları ikili üçlü, araziye yayılmış çiğdemler dağın tamamını kaplamış gibi.

Keçi Kalesi’ne ulaştıktan sonra, kale içinde bir kaç fotoğraf çekip yürüyüşe devam ettik. Buradan kuzeye doğru arazide yükselerek kırmızı-beyaz işaretleri görebildiğimiz kadar rotadan tırmandık. Sonrasında kendi hedefimize doğru, doğuya yönelerek yükselmeye devam ettik. Yukarılarda, zirve konisine doğru birkaç yükseltiye tırmandık. Bize oldukça uzaklarda gibi gözüken zirveye ulaştığımızda Saat 13’ü geçiyordu.

Öğle molası için zirvenin arka yüzünde nispeten az rüzgar alan bir noktayı seçtik. Molaya Süha Herdağdelen’in ev yapımı kırmızı şarap ikramı damgasını vurdu!

Mola sonrası tekrar yürüyüşe başlarken Ahmetli istikametinin tersine doğru yöneldik. Sonra genişçe bir kavis çizerek tekrar rotamıza dönmek üzere önümüzdeki ağaçlıklı vadi tabanına yakın inip çıkmak zorunda kaldık; her ne kadar bunu yapmamayı sürekli olarak birbirimize ifade etmiş olsak da!

Neticede, yukarıda yazdığım gibi iki gurup olarak vadiyi geçtikten sonra, Ahmetli’ye kadar giden toprak yolda birleştik. Bir süre sonra Köyün daha çok uzaklarda görünce, toprak yolda  vitesi arttırdık!

Toprak yol daha aşağılarda stabilize oldu ve nihayetinde Saat 17 gibi, aracımız bizi karşıladı. Böylece yoldan daha fazla yürümek zorunda kalmadığımız için mutlu mesut aracımızla Ahmetli’de bir çay içip İzmir’e doğru yol aldık.

Bu etkinlikte çektiğim fotoğraflardan ve arkadaşlarımın medyada paylaşılan fotoğraflarından seçtiklerimle hazırladığım albümü aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.  

Not: Aşağıdaki fotoğrafları herhangi birine tıklayıp, açılan penceredeki veya klavyeniz üzerindeki ok işaretleri yönünde izleyebilirsiniz.

Yorum Yapın

Mesajınız

 harf daha yazabilirsiniz.