Antalya Müzesi – 18 Nisan 2018

A987643C-AB17-47C9-B08F-0781CDB8ADCAAntalya Müzesi, bölgenin tarihi derinliklerine ışık tutmaya devam ediyor. Müze binasının ön cephesine Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü işlemişler:

Bir vatanın sahibi olmanın yolu, o toprakta yaşanmış tarihi olayları bilmek, doğmuş uygarlıkları tanımak ve sahip olmaktan geçer.

[Yazının tamamı burada]

Antalya Kaleiçi 2018 – 16/19 Nisan 2018

” order_by=”sortorder” order_direction=”ASC” returns=”included” maximum_entity_count=”500″]

[Yazının tamamı burada]

Dumanlıdağ Zirve Etkinliği, Çukur’dan Çıtak’a – 15 Nisan 2018

PetkimTrek etkinliği olarak Zafer Gürhan rehberliğinde Çukurköy’den başayıp, Dumanlıdağ zirvesindeki gözetleme kulubesi harabesine kadar çıktık. Sonrasında sağ sırttan devam ederek Çıtak köyünde etkinliği bitirdik. Toplam olarak 9 saatte 17 km yolu katederken, 500 metre çıkıp 1100 metre iniş yapmışız.

[Yazının tamamı burada]

Kayadibi’nden Alaniçi’ne, Yamanlar Trans – 1 Nisan 2018

Nisan ayına girdiğimiz bugün, baharla birlikte yeşeren ve çiçeklenen doğanın bütün güzelliklerini dağlarda yaşatıyor. Kuşlar cıvıl cıvıl, bizi selamlıyorlar adeta. Böyle küçük gurupların bir avantajı, dağcı muhabbetlerinden daha çok, doğayı dinleyebileme olanağı bulabilmek!

[Yazının tamamı burada]

“YAŞAM BOYU SPOR” Kayıtlarım(1984 – 2010 Yılları)

Yüzme sezonu başlayınca yaşam boyu spor puanları için Petkim Çayağzı Tesislerindeki plajın iki ucu ve dubalar arasındaki rotalarda yüzdüm. Buradaki mesafeleri bazen haritalardan, bazen de bizzat misina ile ölçerek belirlemiştim. Yüzme puanları nispeten düşük olduğundan, haftalık puana ulaşabilmek için, zaten suları çok soğuk olan plajda kötü havalarda bile kendimi yüzmeye zorladığımı hatırlıyorum. 

(Not: Fotoğraf Petkim Çayağzı Plaj Tesislerinde çekilmiştir – Eylül 1986 )

[Yazının tamamı burada]

Buca Kaynaklar’dan Kemalpaşa Kızılüzüm Nif Yürüyüşü – 11 Mart 2018

Bundan 25 sene önce(5 Aralık 1993) ilk defa gördüğüm bu muhteşem çınar için 980 yaşında olduğunu bildirilmişti. Şimdi ağacın bitişiğindeki büyük tabelada 1000 yaşında olduğu yazılı. Anıt ağaçtaki bir notta da, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin restorasyon çalışmaları yaptığı belirtilmiş. Bu tarihi ağaca sahip çıkılmasından  mutluluk duydum. Zira Anıt çınarı ilk gördüğümde hemen dibinde yol vardı ve araçlar parkedebiliyordu. Hatta sonraki yıllarda tam gövdesinin yanında bir köfteci çalışıyordu!

[Yazının tamamı burada]

YİĞİTLER’DEN DEDEDAĞ YENİKURUDERE SIRTLARI – 4 Mart 2018

Tekrar tırmanışa dönersem, yağmur yağmıyordu ama rüzgar oldukça sert esiyordu. Buna karşın burada doğa harika! Yalnızca yemyeşil zemindeki laleden kardelene kadar çiçekler değil, çevremizdeki dağ ve tepelerin sisli manzaraları da çok muhteşemdi. Genelde sırttan yürüdüğümüzden ve bütün yapraklarını dağa sermiş meşeliklerden geçtiğimizden, manzarayı panoramik olarak  rahatça görebiliyorduk. Bu da bize, çok ayrıcalıklı bir rotadan yürüdüğümüzü hissettiriyordu.

[Yazının tamamı burada]

Spil Çırpıcı Dede Zirve Etkinliği; Beşpınar’dan Ayvacık, Sülüklügöl ve Yarıkkaya Yürüyüşü – 25 Şubat 2018

 

Zirvede sisten fazla bir şey gözükmediğinden, birkaç fotoğraf çektikten sonra rotamızda devam etmek üzere dağın kuzey tarafına doğru inişe başladık. Doğal olarak dağın bu yüzünde kar çok daha fazla. Bu nedenle bir patika göremediğimizden dimdik aşağı doğru inişe geçtik. Zemin oldukça yumuşak, kar ve çamurdan dolayı oldukça fazla kayma riski var. Çok dikkat ettiğim halde birkaç defa kayıp üstümü başımı çamurladım!

[Yazının tamamı burada]

NİF DAĞI ZİRVE ETKİNLİĞİ – 18 Şubat 2018

İDADİK B Yürüyüş Grubu ile, birkaç gündür etkili olan yağmurlu havalardan sonra, doğa sporları için inanılmaz güzel bir günde, Nif Dağı Zirve Etkinliği yaptık. Tatlı serin ve güneşli bir gökyüzü altında, sarı-turuncu pembe-mor çiğdemler ve neredeyse bütün dağı kaplamış kardelenler arasında yürüdük. Kitapların ‘İzmir’in üzerindeki kar en son eriyen dağı’ olarak nitelediği Nif Dağı’nda olduğumuzu bilmesem, bugün Kardelen Dağı ismini verirdim!

[Yazının tamamı burada]

Kemalpaşa Vişneli’den Nazarköy’e – 11 Şubat 2018

Vişneli köyündeki kahvelerde sabah çayları içildikten sonra yola çıktığımızda başlayan yağmur, sonrasında hemen hemen Nazarköy’e kadar devam etti. Şiddetini hiç artırmadı, ince ince yağdı. Arada bir solukladığında, fotoğraf çekme imkanı buldum.

[Yazının tamamı burada]