RASATHANE GEZİSİ (8 Haziran 2011)

İdadik Sosyal Etkinlikler kolunun düzenlediği “Yıldızlara Yolculuk” etkinliği için, Rehberimiz Canan Ulusoy önderliğinde 19 İdadikli, Ege Üniversitesi Gözlemevi’ni ziyaret ettik.  7 Haziran 2011 saat 18’de Lozan Meydanında buluşarak, Bornova’nın Güneydoğusundaki Kemalpaşa Nif Dağı etekleri Kurudağ Tepesi’nde 632 metre yüksekliğindeki bir fundalıkta konuşlandırılmış Rasathane tesisleri mevkiine akşamüstü ulaştık.

Okumaya devam et →

Bahar, Villakent Kaldırımlarını Gelinciklerle Süsledi (2011)

DSC083692006 yılından beri oturduğumuz Villakent Mahallesi’nde, baharın güzelliklerine kaldırımları kaplayan gelincikler de eklendi! Mahallemiz yöneticileri yerel yönetim elemanlarına gelincikleri soluncaya kadar temizlememelerini tembih ettikleri için sokaklar kırmızıya büründü!

Baharla birlikte canlanan Villakent’teki evimizin bahçesinden sokaklara doğru yürüdükçe, gördüğüm gelincikli kaldırımların fotoğraflarını aşağıdaki linkte izlemenize sunuyorum. İyi seyirler..

Okumaya devam et →

Bu Akşam “Üç Biberli Hindi” Yemeği Pişirdim (10 Mart 2011)

Bugün Tefal Actifry tenceresi ile yapılması kolay ve besin değeri oldukça dengeli bir yemek yaptım: Üç Biberli Hindi.

Bekarlara veya eşine sürpriz yapmak isteyenlere öneriyorum. Fotoğraflardan yapımını kolayca izleyebilirsiniz:

Tefal Actifry denilen pişirme tenceresi ile pek çok yemek yaptım. Bugün yaptığım yemeğin hikayesini aşağıda veriyorum:

Okumaya devam et →

Villakent’te Bir Doğa Mucizesi(!): Sazlıgöl Sığırcıkları (15 Şubat 2011)

Liz ile sabah yürüyüşlerinde  uğradığımız, Villakent’teki evimizin bitişiğindeki Sazlıgöl’de bu günlerde her akşam güneş batarken bir doğa mucizesi yaşanıyor: Milyonlarca sığırcık kuşu geceyi Sazlıgöl’de geçirmek için sürüler halinde geliyorlar. Uzaktan kara bulutlar gibi gözüken sürüler sazlar üzerinde uçuşarak kendilerine konacak yer arıyorlar. Bazı sürüler kondukları yerlerde ötüşüp dururken bazıları da sürüler halinde habire yer değiştiriyorlar. Neticede güneş battığında hareket bitiyor ve çok büyük bir kuşlar korosunun cıvıltıları gece boyu sürüyor. Dün akşam bu olayı görüntülemek ve sizlerle paylaşmak için mütevazi fotoğraf makinemle göle yaklaşıp fotoğraf ve videolar çektim.

Okumaya devam et →

Kürekle 3 Okyanus Geçen Tek İnsan Erden Eruç’la Tanıştım! (27 Ocak 2011)

Erden Eruç İdadik’li dostumuz abimiz Cemal Ergun Eruç’un oğludur.  Makine Mühendisi olan Erden Eruç halen ABD’de ikamet etmektedir ve 1997’de hayalini kurduğu okyanusları kas gücüyle, kürekle geçerek kıtaların en yüksek zirvelerine tırmanma (Altı Kıtada Zirve) Projesine devam etmektedir. Şu anda 3 Okyanusu kürekle geçen Dünya’daki tek insan olan Erden Eruç’la İzmir Konak Sabancı Kültür Merkezi’nde, 27 Ocak 2011 tarihindeki söyleşisinde tanışma şansı bulduk. Hem de bizi 8 senedir görüşemediğim Cemal Abimiz tanıştırdı.

Okumaya devam et →

İDADİK (1995)

Sene 1995; Ayşen’le İDADİK’e üye olduğumuz ilk yıl. İDADİK’den önce çeşitli dağcılık guruplarıyla 1991 yılından itibaren düzenli olarak doğa yürüyüşlerine katıldığımız için daha ziyade B ve C guruplarıyla yürüyoruz. O zamanlar kulübün en popüler rehberi olan Muharrem Kaya bir yürüyüşte bana “İDADİK Tüzüğünü okudun mu?” diye sordu. Bocaladım bu soru karşısında, “Kulüp yönetiminden talep ettiğim halde bir kopya veremediler” dedim. O yıllarda bilgisayar henüz çok yaygınlaşmadığından sanal ortamdan bilgi edinme olanakları çok kısıtlıydı. “Ben kendi kopyamı vereyim, oku” dedi ve dağ çantasından çıkarıp bir basılı metin verdi.

Okumaya devam et →

İzmir Körfezi’nde “LAMİA” İle Fasıllı Bir Gece (17 Aralık 2010)

Hep zirvelerde beraber olacak değiliz ya “Dağcılar”la, bu defa da İzmir Lamia Gemisi ile fasıllı bir gece geçirdik!

İdadik’in geleneksel yemeği için bu sene seçilen Lamia Gemisi, akşam İzmir Körfezi Bostanlı Marina iskelelerinden saat 21’de hareketle gece boyunca İzmir Körfezinde gezinerek bizlere körfez seyirli güzel bir gece yaşattı. Yemekler ve mezeler çok lezzetli, müzik de güzel olunca bizim dağcıları tutabilene aşkolsun!

Okumaya devam et →

“Antik Anadolu Tiyatroları” hakkında kısa bir yazı (11 Aralık 2010)

Geçen Cumartesi günü İdadik’in düzenlediği Bergama Gezisine, haftasonu konuklarımızdan dolayı katılamadık. İdadik’liler Bergama’da kaldıkları sürece, aklım hep en son 18 yıl önce ziyaret ettiğim o muhteşem antik şehirde kaldı. Şimdiden karar alıyorum ki, ilk firsatta tekrar oralara gideceğim ve en son halini fotoğraflayıp sizlerle paylaşacağım.

Doğu ve Batı Uygarlıkları arasında geçiş yolu üzerinde yeralan Ülkemizde çoğunda yeterince kazı yapılmamış, hatta hiç kazı yapılmamış pek çok antik şehir kalıntıları mevcuttur. Bunlar arasında Efes, Bergama, Afrodisyas gibi kazı çalışmaları çok ilerlemiş muhteşem şehirler sık sık ziyaret edilmeyi hak ediyorlar. Bütün bu antik şehirlerden ortaya çıkarılabilen eserler arasında en sağlam kalabilenler genelde tiyatrolar olmaktadır. Varlıkları MÖ.4 yy’da Yunanistan’da ortaya çıkan tiyatrolar önceleri dini gösterilerin sergilendikleri yerler olurken zamanla Hellenistk dönemden itibaren yaşamın diğer alanlarındaki konuların da işlendiği ortamlar olmuşlar ve insanlar sonraki Roma dönemlerinde işi gladyatör dövüşlerine kadar vardırmışlardır.

Okumaya devam et →