YENİMAHALLE’DE NOSTALJİK BİR TUR – 8 Eylül 2017

.

.

Alemdar Sineması’nın bulunduğu Alemdar İş Merkezi ise hiçbir özelliği olmayan bir han görünümünde. Eski zarif bina yıkılmış ve yerine hantal bir yapı kondurulmuş. Tıpkı bütün Yenimahalle’nin bahçeli iki katlı o güzelim evlerini yıkıp çok katlı apartmanlar kondurdukları gibi! Sinema olmadığı gibi, Zafer Optik de zaten taşınmış; bu durumda oraya takılmam için bir neden kalmamış oluyordu!

.

.

[Yazının tamamı burada]

Foça Çanak Koyunda Bulutlu Bir Sabah – 28 Temmuz 2017

Foça Çanak Sitesi’nde kaldığımız yaz boyunca çevremizdeki deniz sahilinde ve 500 metreyi geçmeyen dağlarda her sabah gün doğarken yürüyüşler yapıyoruz. Sabah yürüyüşlerini bu kadar erken yapmamızın nedeni Liz’in sıcaktan bunalmaması için. Zira şu sıralarda 10 yaşında olan German Shepherd kırması kızımız(!), güneş yükseldiğinde uzun tüyleriyle çok bunalıyordu. Geçen sene başladığımız tüylerini traş ettirmek çok işe yaradı, ama gene de gün doğarkenki serinlik herkes için çok cezbedici.

[Yazının tamamı burada]

Karaburun Yarımada Turu – 23 Mayıs 2017

Kadim dostlarımız Filiz ve Ayhan Yörük ile bir süredir konu ettiğimiz Karaburun gezimizi nihayet 23 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirdik. Programın tamamını sağolsun Ayhan planladı ve benim çok minik birkaç talebimin dışında aynen uyguladık: Otomobili ile bizi taşıdı, yiyeceğimizi içeceğimizi organize etti, mola vereceğimiz fotoğraf çekeceğimiz yerleri belirledi ve sonuçta çok güzel bir gezi yapmış olduk.

[Yazının tamamı burada]

Göynük Kanyonu – 19 Mayıs 2017

Sevinç ve Emin Ildızlı ile planladığımız Antalya gezisinde bugün, tatil süresince kaldığımız Beldibi’nden güneye doğru, Kemer’e kadar gideceğiz. Bugün yağışlı bir gün olacağından, çok daha uzaklara gitmeyi düşünmedik. Öncelikle göreceğimiz yer, bu bölgenin doğa harikalarından Göynük Kanyonu.

[Yazının tamamı burada]

ASPENDOS TİYATROSU – 18 Mayıs 2017

Ancak Aspendos’un bizim evdeki ünü çok daha farklıdır! Ayşen ne zaman bir Avrupa veya Uzakdoğu seyahatine gidelim dese, benim cevabım şöyle oluyordu: Daha ben Aspendos’u bile görmedim, ne işim var oralarda! Bu aslında ilk anda ipe un sermek gibi görülse de aslında gerçek duygularımı yansıtıyordu. İşte bu mazereti ortadan kaldırmak için nihayet Aspendos ziyaretimizi gerçekleştiriyorduk.

[Yazının tamamı burada]

Kurşunlu Şelalesi – 18 Mayıs 2017

Sevinç ve Emin Ildızlı ile  planladığımız Antalya gezimizin üçüncü gününde, konakladığımız Beldibi’nden çıkarak Antalya’yı pas geçip doğusundaki yerlere gideceğiz. Bugünkü planımızda temel olarak Aspendos’u görmek istediğimizden, önce yolumuz üzerindeki Kurşunlu Şelalesi’ne uğradık. Aslında böyle bir doğa harikası ortamı gün sonunda yorgunluk atmak için ziyaret etmek gerekir; ancak dönüşte karanlığa kalabileceğimizi dikkate alarak gündüz gözü ile şelaleyi görmek istedik.

[Yazının tamamı burada]

Düden Şelalesi – 17 Mayıs 2017

Yüksek ağaçlarla her noktası gölge altında kalan alan, henüz bir kaç adım attıktan sonra şehir dışında ve doğadaymışız duygusu hissettiriyor. Özellikle Antalya gibi yazları çok sıcak olan bir yerde böyle bir serin alan soluk aldırır şehirlilere. Biz şelalenin bulunduğu bu büyük parkta bir yerlere takılmadan doğrudan şelaleyi görmeye gittik.

[Yazının tamamı burada]

Antalya Kaleiçi – 17 Mayıs 2017

Bergama kralı II.Attalos M.Ö.2. yüzyılda donanmasını barındırmak için Side’nin yerine düşündüğü yeni kenti Attaleia’yı, bugünkü adıyla Antalya’yı kurdu. O çağlarda Pamphilya’nın en önemli kültür ve ticaret merkezi olan kent, M.S. 135 yılında imparator Hadrianus tarafından sularla çevrilimiş, Bizans imparatorlarından Leon ve Konstantin Porphyrogenitos da düşman saldırılarından korunmak amacıyla bu surları sağlamlaştırmıştı. Antalya, 1207’de Giyaseddin Keyhüsrev tarafından fethedilince Selçukluların egemenliğine girdi. Birisi denizden diğeri de karadan olmak üzere, at nalı biçiminde iki surla korunan kentin dış surlarında, 50 adım aralıklarla kuleler bulunmaktadır. Kent merkezinde, limanın hemen üstünde bugün Kaleiçi denilen yerde bulunan yığma taştan yapılmış, ahşap bağlantılı eski cumbalı evlerse, mimari ve estetik açıdan dönemin izlerini en iyi yansıtan örnekler arasındadır.

[Yazının tamamı burada]

ANTALYA MÜZESİ – 17 Mayıs 2017

Villakent’ten komşularımız Sevinç ve Emin Ildızlı ile planladığımız Antalya Gezimizin ilk durağı Antalya Müzesi oldu. Daha önceki deneyimlerinden yararlanarak güne müze ziyareti ile başlamanın uygun olacağını düşünmüştüm. Zaten hava da kapamış, ince bir yağmur başlamıştı; aracımızı park edip, müzeye koştuk.

[Yazının tamamı burada]

ANTALYA GEZİSİ – 17/20 Mayıs 2017

Villakent’ten komşularımız Sevinç ve Emin Ildızlı çifti ile birlikte planladığımız Antalya’daki 4 günlük tatilimiz için geldiğimiz Beldibi, Antalya’nın Kemer ilçesine bağlı, doğal güzellikleri ve plajı ile ünlü popüler bir tatil beldesi. Özellikle beldenin arkasında yükselen dağ ve tepelerin güzelliğine hayran olduk. Mayıs ayında olmamıza karşın bugünlerde bulutlu ve yağmurlu günler yaşadığımızdan, bulutlar bu harika dağ manzaralarına hep eşlik etti. Burada kaldığımız süre boyunca her sabah kahvaltıdan sonra otelden ayrılıp Antalya’da planladığımız yerlere gittik.

[Yazının tamamı burada]