KUŞ CENNETİ’NDE RÜZGARLA BOKS! (31 Mart 2019)
“Doğa sporu yapıyorsan doğa şartlarını seçemezsin; yağmursa yağmur, fırtınaysa fırtına” deyüp çıktım Kuş Cenneti parkurlarına.
“Doğa sporu yapıyorsan doğa şartlarını seçemezsin; yağmursa yağmur, fırtınaysa fırtına” deyüp çıktım Kuş Cenneti parkurlarına.
Bilge rehberimiz Zafer Gürhan, değişik bir yer olsun diye, 25 yıl kadar önce gittiği Karacadağ’ı seçmiş. Ben de bu bölgede, dört yıl önce İdadik yürüyüşüne katılmıştım. O zaman dağın zirvesine çıkmamış, Değirmendere’den Özdere’ye trans yapmıştık; bugün zirveyi planlıyoruz. Değirmendere’den başlayıp Karacadağ zirvesine çıkacağız, sonra da Özdere tarafına ineceğiz.
Yürüyüş için harika bir gün, ne sıcak ne soğuk. Pırıl pırıl gökyüzü ve tertemiz bir hava. Neresinden baksan dörtdörtlük bir atmosfer içindeyiz: Ortalık yemyeşil ve bol miktarda çiçek var. Öncelikle papatyalar her yerde; uzaklarda, ağaçların arasındaki yeşil açıklıklarda kar yağmış gibi görünüyorlar!
PetkimTrek Organizasyonu olarak Aigai Antik Kenti programı yapıldı. Rehberimiz Zafer Gürhan’ın hazırladığı etkinlik rotasına göre, Yuntdağıköseler köyünden başlayarak önce Apollon Tapınağı kalıntılarının bulunduğu yere yürüyeceğiz, sonra Aigai antik kentini gezeceğiz.

Soğuk algınlığı sonrasında kaza ile parmağını kesmesi nedeniyle bir süredir etkinliklere ara veren Bilge Rehberimiz Zafer Gürhan, bizi de kendisini de çok zorlamayacak bir program hazırlamış bu Pazar: Kamberler’den başlayıp Kandiltepe’ye çıkmak ve sonra Bayramlı Köyü’nde etkinliği bitirmek. Şubat ayı ile birlikte beklenmedik bir şekilde güzelleşen havaların devamı olarak açık ve güneşli bir günde, sezonun önceki etkinliklerine nispeten daha hafif ama keyifli bir dağ yürüyüşü yaptık.
Rotamız hizasında en yukarıdaki Rüzgâr Santralı’nın olduğu noktaya ulaştığımda zirvedeki gözetleme kulesini göreceğimi biliyordum. Hatta epeyce uzakta olacağını sanıyordum. Neyse ki oraya vardığımda, kulenin düşündüğümden çok daha yakında olduğunu görerek, hoş bir sürpriz yaşadım. Bu anda harabe halindeki gözetleme kulesi sisler içinde pek güzel gözüküyordu doğrusu!
Bir süre yoldan yürüdükten sonra, Temnos’un üzerine kuruluduğu Kayacık Tepesi’ne doğru yönelerek arazide yürümeye başladık. Yer yer taşlık olmasına rağmen genellikle yemyeşil çimlere kaplı arazide hafif hafif yükseldik. Belli bir tempoyla ilerledikçe önce çok uzaklarda gibi duran tepe bir süre sonra hemen dibimizde bitiverdi sanki!
Tıpkı tam bir sene önce olduğu(24.12.2017) gibi, gene soğuk bir havada Yamanlar Dağı Batı Geçişi yaptık. Geçen sene Körfez üzerindeki bulutlardan dolayı görüş çok açık olmadığından güzel manzaralar çekememiştik. Bu defa bunu başarmak için daha kaliteli fotoğraf makinemi getirmeme karşın, hava gene puslu olduğundan ümidettiğim Körfez manzaralarını gene yakalayamadım!
Neticede Narlıdere’de etkinlik bittiğinde, kelimenin tam anlamıyla sırılsıklam olmuştuk. Ama herşeye rağmen keyifli bir etkinlik olmuştu, mutluyduk!
D
iğer arkadaşlarımdan bir tık daha keyifli hissettim kendimi. Zira yaz sonunda ortaya çıkan diz problemimi aşmak için yavaş yavaş hedefleri yükseltiyordum ki, Nif Dağı artık olayı atlattığımın önemli bir kanıtı oluyordu.