Değirmendere’den Karacadağ Zirve ve Özdere(E) (24 Mart 2019)
Bilge rehberimiz Zafer Gürhan, değişik bir yer olsun diye, 25 yıl kadar önce gittiği Karacadağ’ı seçmiş. Ben de bu bölgede, dört yıl önce İdadik yürüyüşüne katılmıştım. O zaman dağın zirvesine çıkmamış, Değirmendere’den Özdere’ye trans yapmıştık; bugün zirveyi planlıyoruz. Değirmendere’den başlayıp Karacadağ zirvesine çıkacağız, sonra da Özdere tarafına ineceğiz.
Yürüyüş için harika bir gün, ne sıcak ne soğuk. Pırıl pırıl gökyüzü ve tertemiz bir hava. Neresinden baksan dörtdörtlük bir atmosfer içindeyiz: Ortalık yemyeşil ve bol miktarda çiçek var. Öncelikle papatyalar her yerde; uzaklarda, ağaçların arasındaki yeşil açıklıklarda kar yağmış gibi görünüyorlar!
PetkimTrek Organizasyonu olarak Aigai Antik Kenti programı yapıldı. Rehberimiz Zafer Gürhan’ın hazırladığı etkinlik rotasına göre, Yuntdağıköseler köyünden başlayarak önce Apollon Tapınağı kalıntılarının bulunduğu yere yürüyeceğiz, sonra Aigai antik kentini gezeceğiz.
Rotamız hizasında en yukarıdaki Rüzgâr Santralı’nın olduğu noktaya ulaştığımda zirvedeki gözetleme kulesini göreceğimi biliyordum. Hatta epeyce uzakta olacağını sanıyordum. Neyse ki oraya vardığımda, kulenin düşündüğümden çok daha yakında olduğunu görerek, hoş bir sürpriz yaşadım. Bu anda harabe halindeki gözetleme kulesi sisler içinde pek güzel gözüküyordu doğrusu!
Bir süre yoldan yürüdükten sonra, Temnos’un üzerine kuruluduğu Kayacık Tepesi’ne doğru yönelerek arazide yürümeye başladık. Yer yer taşlık olmasına rağmen genellikle yemyeşil çimlere kaplı arazide hafif hafif yükseldik. Belli bir tempoyla ilerledikçe önce çok uzaklarda gibi duran tepe bir süre sonra hemen dibimizde bitiverdi sanki!

iğer arkadaşlarımdan bir tık daha keyifli hissettim kendimi. Zira yaz sonunda ortaya çıkan diz problemimi aşmak için yavaş yavaş hedefleri yükseltiyordum ki, Nif Dağı artık olayı atlattığımın önemli bir kanıtı oluyordu.