BİR KAYISI AĞACI HİKAYESİ(E) (24 Kasım 2020)

2006’nın Mayıs ayında Villakent’teki evimize taşındığımızda, bahçemizde hiç bir şey yoktu. Brüt 500 m2 olan arsamızdaki bahçede çimen ve çiçek olacaktı kuşkusuz. Ayşen sebze yetiştirme niyetinde değildi ve tek bir meyve ağacı bile istemiyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse ben de sebze yetiştirmek istemedim ama birkaç meyve ağacımız olması güzel olurdu. Ayşen diyordu ki: “Burası köy bahçesi … Okumaya devam et

OrtaTepe-BeyazKayalıklar Yürüyüşü (17 Eylül 2020)

Bu sabah yaz boyunca Çanak Koyu sahil ve tepelerinde yaptığımız iki sabah yürüyüş programını birleştirerek ortalama bir A Yürüyüşü yaptık. Önce Çanak Sitesi içinden OrtaTepe’ye çıktık, sonra sahile inip BeyazKayalıklar rotasını yürüyüp sitelere döndük. Yaklaşık 8,5 km’ye yakın yürüyüşte, hem dağ, hem deniz havası aldık.

“YAV BU OKULDA BENİM BİR OĞLUM DAHA VARDI!” (1994)

Muhtemelen 1994 veya 95 yıllarıydı, Cem ve Can Bornova Anadolu Lisesi’nde okuyorlardı. Aralarında 2 yıl vardı; örneğin Cem lise sonda ise, Can da lise birdeydi. O yıllarda Bornova Anadolu Lisesi’ndeki yönetim hiç iyi değildi. Zorunlu Din Dersi Hoca’larına torpil yapıp yönetimlere getirmişlerdi. Can’la ilgili olarak bir kaç defa işten izin alıp yönetimlerle görüşmek için okula … Okumaya devam et

HAYRETTİN KARACA ARBORETUMU ZİYARETİ (14 Aralık 1996)

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı hk-665x374.jpg(15.04.2020)

İzmir’de son yıllardaki orman yangınlarından sonra ormanlara ağaç dikmek için çok büyük çağrılar yapılırken, Hayrettin Karaca’nın şu sözleri hep aklıma gelir: Ormana ağaç dikmeyin. İlle de ağaç dikecekseniz, ovalarda tarlalara dikin. Ormandaki güçlü ağaç fideleri yangından sonra dahi, ormanı güçlendirir tekrar. Yeter ki ormana dokunmayın

Okumaya devam et

ATATÜRK ve MÖSYÖ SÖBEL (14 Kasım 2019)

UNIDO uzmanı Fransız Mösyö Söbel’in isminin okunuşu böyleydi. 1970’li yıllarda Petkim proje müdürlüğümüzdeki bazı araştırmalar için talebimiz üzerine ülkemize gelen uzmanlardan biriydi. Mösyö Söbel ile çok önemli olmayan birkaç anımı hatırlıyorum. Bunlar içinde beni dolaylı olarak oldukça uzun süre etkileyen Atatürk ile ilgili bir tanesini yazmak istiyorum. Mösyö Söbel bir gün bana “Atatürk’ü neden çok … Okumaya devam et

BEL AĞRIMI NASIL TEDAVİ ETTİM? (2007)

  Sene 2007, Bahar aylarındayız; belimde çok şiddetli ağrılar hissediyorum. Hissediyorum yetmez, ağrıdan canım çıkıyor!  İşte bu ağrılardan nasıl kurtulduğumun hikayesini anlatacağım:  Villakent’e taşınalı bir yıl olmuştu. Aslında 2006 Mayıs’ında Ankara’dan taşınıp eşyaları Villakent’teki evimize doldurmuştuk ama, yaz aylarını yerleşme ile geçirmeyelim diye Foça Çanak’taki yazlığımıza geçmiştik. Yaz sonu sonbaharda Villakent’e döndüğümüzde, bir yandan evde … Okumaya devam et

Yenimahalle (1964)

BİR TUTKUDUR SİNEMA; ANKARA YENİMAHALLE’DE BAŞLADI! Liseyi Ankara Yenimahalle’deki Mustafa Kemal Lisesi’nde 1964-66 yıllarında okudum. Sonra Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’ndeki ilk “Üniversiteli” yıllarımda da Yenimahalle’de yaşadım. O zamanlar 2 katlı bahçeli evlerden oluşan Yenimahalle, şimdilerin çok katlı yapılaşmasında ikamet edenlerin hiç bir şekilde hayal edemeyecekleri kadar güzel bir mahalleydi. Muhtemelen o zamanlar biz de bunun … Okumaya devam et

BİR TUTKUMDUR SİNEMA, ANKARA YENİMAHALLE’DE BAŞLADI! (1964)

Bana lise çağlarımda sinemayı sevdiren yerdir Yenimahalle Alemdar Sineması. Her sabah önünden geçerken Cumartesi izleyeceğim filmin afişlerine, fotoğraflarına bakardım hayran hayran. Ne kadar mutlu olurdum sinemaya gidebildiğim için o zamanlarda, kolayca anlatamam. Bir hafta boyunca hayalini kurduğum o anları hiç unutmuyorum. 

 

Okumaya devam et

BAMYA YEMEĞİ İLE TANIŞMAM (1971)

(19.07.2018) Sene 1971, üniversitede son yılıma geçmişim ve okul kontenjanından kura sonucu seçildiğim Nazilli Basma Fabrikası’nda mühendislik stajımı yapıyorum. Hatırladığım kadarıyla staj süresi bir aydı. Bu süre içinde oturup kaleme alınacak birkaç anım oldu. Şimdi ilk olarak bamya ile tanışma öykümü anlatacağım.  Bamya bizim evde tercih edilen bir sebze yemeği değildi. Hatta neredeyse hiç yapılmazdı … Okumaya devam et

“YAŞAM BOYU SPOR” Kayıtlarım (1984)

Yüzme sezonu başlayınca yaşam boyu spor puanları için Petkim Çayağzı Tesislerindeki plajın iki ucu ve dubalar arasındaki rotalarda yüzdüm. Buradaki mesafeleri bazen haritalardan, bazen de bizzat misina ile ölçerek belirlemiştim. Yüzme puanları nispeten düşük olduğundan, haftalık puana ulaşabilmek için, zaten suları çok soğuk olan plajda kötü havalarda bile kendimi yüzmeye zorladığımı hatırlıyorum. 

(Not: Fotoğraf Petkim Çayağzı Plaj Tesislerinde çekilmiştir – Eylül 1986 )

Okumaya devam et