Antalya Kaleiçi (17 Mayıs 2017)
Bergama kralı II.Attalos M.Ö.2. yüzyılda donanmasını barındırmak için Side’nin yerine düşündüğü yeni kenti Attaleia’yı, bugünkü adıyla Antalya’yı kurdu. O çağlarda Pamphilya’nın en önemli kültür ve ticaret merkezi olan kent, M.S. 135 yılında imparator Hadrianus tarafından sularla çevrilimiş, Bizans imparatorlarından Leon ve Konstantin Porphyrogenitos da düşman saldırılarından korunmak amacıyla bu surları sağlamlaştırmıştı. Antalya, 1207’de Giyaseddin Keyhüsrev tarafından fethedilince Selçukluların egemenliğine girdi. Birisi denizden diğeri de karadan olmak üzere, at nalı biçiminde iki surla korunan kentin dış surlarında, 50 adım aralıklarla kuleler bulunmaktadır. Kent merkezinde, limanın hemen üstünde bugün Kaleiçi denilen yerde bulunan yığma taştan yapılmış, ahşap bağlantılı eski cumbalı evlerse, mimari ve estetik açıdan dönemin izlerini en iyi yansıtan örnekler arasındadır.
Villakent’ten komşularımız Sevinç ve Emin Ildızlı ile planladığımız Antalya Gezimizin ilk durağı Antalya Müzesi oldu. Daha önceki deneyimlerinden yararlanarak güne müze ziyareti ile başlamanın uygun olacağını düşünmüştüm. Zaten hava da kapamış, ince bir yağmur başlamıştı; aracımızı park edip, müzeye koştuk.
Villakent’ten komşularımız Sevinç ve Emin Ildızlı çifti ile birlikte planladığımız Antalya’daki 4 günlük tatilimiz için geldiğimiz Beldibi, Antalya’nın Kemer ilçesine bağlı, doğal güzellikleri ve plajı ile ünlü popüler bir tatil beldesi. Özellikle beldenin arkasında yükselen dağ ve tepelerin güzelliğine hayran olduk. Mayıs ayında olmamıza karşın bugünlerde bulutlu ve yağmurlu günler yaşadığımızdan, bulutlar bu harika dağ manzaralarına hep eşlik etti. Burada kaldığımız süre boyunca her sabah kahvaltıdan sonra otelden ayrılıp Antalya’da planladığımız yerlere gittik.

Sevgili Dostlarımız Filiz ve Ayhan Yörük ve Sevgili Kardeşimiz Müjgan Dörtköşe ile Urla Düzce köyündeki Artemis Lokantası’nda enginar yemekleri yedik ve Barbaros Köyü’nde Batuhan Bozkurt’un sanat evini gezdik.
Her sabah onları seyrederek deniz kenarında yürümek gerçekten çok keyifli oluyor. Bu sabah fotoğraf makinemi yanıma aldığım için bol bol fotoğraflarını çektim. Everest biraz sıkıldı ama paylaşıma değer kareler çekebildim.
