VİLLAKENT KOMŞULUK DEĞİRMENDAĞI TURU-DÜZLENTEPE ETKİNLİĞİ (1 Şubat 2026)

Yağmurlu hava tahminlerini takdir ederek Villakent parkurlarında yürümek üzere Saat 9:30’da Villakent Merkez’den başlayıp Sazlıgöl, Araptarlası, KöpekliEvler, CennetinArkaKapısı, Değirmendağı Semer ve DüzlenTepe’de mola verdik. Dönüşte de 6 km katedip, fazla yağmur yemeden, toplamda yaklaşık 12 km doğa yürüyüşü yaptık.
Düz yollarda tempoyu artırarak, yokuşlarda oyalanmadan ve mola verme imkanı görünce de yeterince dinlenerek sağnağa kalmadan yürüyüş zamanlamasını iyi ayarladığımı düşünüyorum.

 . . . . .

Arkadaşlar
Geçen Pazar’ki yürüyüşte Araptarlası mevkiinde hatıra fotoğrafı çektirmiştik. Orada arkadaşlarımız bu tarlaya neden Araptarlası dendiğini merak ettiklerini ifade etmişlerdi. Ben de ‘Bunu henüz araştırmadım ama bir şey bulursam sizlerle paylaşırım.’ demiştim. Nitekim Ersin Doğer’in Menemen Tarihi isimli kitabında Seyrekköy anlatılırken, aşağıda resmini paylaştığım satırlardaki ilk 2 paragrafta yararlı bilgiler var.
Bu paragrafları yazdım ve bilginize sunuyorum.

“Seyrekköy: Menemen Ovası’nda Balatçık ile birlikte günümüze dek ulaşmayı başarmış, en eski iskanlardan biri olduğu anlaşılan Seyrek‘in kuruluşu, eldeki bilgilere göre İ.S. 7. yüzyıla dek inmektedir. Bazı görüşlere göre, o yüzyılda İstanbul’a yaptıkları akınlar sırasında, geçici olsa da, İzmir’i ele geçiren Arap donanması İzmir Körfezi’nde kışlamıştı.

Yaklaşık beş asır sonra, 13. yüzyılda Memaniomenos(Menemen) Ovası’ndaki en önemli köylerden birisi olan Sarrakenikon’un adında Araplar’a Bizanslılar’ın ve Avrupalı Haçlılar’ın verdiği adın (Sarrakenos-Sarrazen)  izi görülmektedir. Bölge 1300 yıllarında Türkler’in eline geçince, köyün adının Türk ağzına uydurulduğu ve bundan sonra kayıtlara Seyrek, Serek, veya Sirek olarak geçtiği zannedilmektedir. Köyün çevresindeki tarlalar içinde yaptığımız kısa süreli yüzey gözlemlerinde tespit ettiğimiz Geç Roma-Erken Bizans dönemine tarihli çanak-çömlek parçaları, köyün ilk iskanının tarihi hakkında yaklaşık bir fikir vermektedir. Ancak, daha erken dönemlere ait yerleşim izlerinin büyük bir kısmının, Gediz‘in sürekli taşkınları ve mil biriktirmesi nedeniyle derinlerde kalmış olması mümkündür.“

 . . . . . .

Fotoğraflar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir