MILL VALLEYDE İLK SABAH (13 Şubat 2026)

Can’ların evinde güneşli güzel bir sabah. Kahvaltı sonrası sokağa çıktık. Tertemiz havayla çeşitli çiçek kokularını da teneffüs ediyoruz. Evin önünde bahçede bakırken sabah kıyafetime aldırmadan sokakta yürümeye başladık. Burası belki de San Francisco’nun en güzel semtlerinden olmalı. Güzel evler var ama şato gibi devasa değiller. Hatta çoğu oldukça mütevazi denilebilir. Ama bahçeleri ve sokaklara taşan bitkileri ile adeta bir botanik park gibi.

Buradaki sokaklarda yaya kaldırımı yok, asfalt bitince yeşillik başlıyor. Renkli çiçekler, çeşitli otlar, bazıları çiçeklenmiş meyve ağaçları, orman ağaçları ve ille de sekoyalar!

Can’lar sekoya ve redwoodların ayrı ağaçlar olduğunu söylüyorlar. Gördüğümüz her çiçeğin yeşilliğin ismini söyleyen Selma Hanım’a bunu sormayı akıl edemedim.

Biz böyle ağaçları çiçekleri saya saya çevredeki sokakları turlarken Can da bize yetişti. O da mahallede görünen bazı lüks otomobillerden bahsetti. Sonra bizim bitki muhabbetinden sıkılsığını ifade ederek hızlandı. Zira biz sık sil durup çiçek muhabbeti yapıyoruz. 
İyi ki fotoğraf çekme imkanım yoktu, kendimi kaybederdim herhalde.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir