“MERHABA” Başlıklı İlk Yazımdaki Bulmacanın Yanıtını Açıklıyorum. (25 September 2009)
Blog sayfama 1 Şubat 2009 tarihinde yazdığım “Merhaba” başlıklı ilk yazımda bir bulmaca sormuştum. Sayfa başında ancak bir kısmı gözüken dağ manzarasının nereye ait olduğunu sevgili Emre Tanrıkulu, Foça’daki yazlığımızın bulunduğu Çanak Tatil Sitesi’nde geçen Ağustos ayında karşılaştımızda söyledi: Kaçkar Dağı’nda Büyük Deniz Gölü.
Dün gece Villakent Mahallesindeki komşumuz Hacer ve Ümit Yılmaz çiftinin bahçelerinde hazırladıkları mangal partisine davetliydik. Mangal partisi deyince iki cızbız bir yeşillik gibi düşünülmesin, sofrada eksik yoktu; karı-koca birlikte hazırladıları yemekler ve mezelerden sonra neredeyse mangal ürünleri ikinci planda kaldı. Bu güzel sıcak yaz gecesinin ilerleyen saatlerinde laf döndü dolaştı dağcılık konularına geldi ve halen İDADİK Yönetim Kurulu Başkanı olan Ümit Yılmaz, 2001 yılında birlikte yaptığımız Barla Dağı Zirve Etkinliğini anımsatarak eşiyle zirvede çektirdikleri fotoğrafı bize gösterdi.
İç Anadolu Bölgemizdeki Tuz Gölü’nün güneydoğusunda bulunan Melendiz Dağları volkanik grubunun en yüksek dağı, 3268 metrelik zirvesiyle Hasan Dağı’dır. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine kadar aktivitesini sürdürmüş olan Hasan Dağı koni şeklinde tabakalanmış bir volkandır ve nispeten iyi haldeki krateri opsidiyenlerle kaplıdır. Dağcılar, Hasan Dağı’na yapılan zirve etkinliklerinin yazın çekilmez olduğunu, buna karşın kışın kuzey kulvarlarından çıkışların oldukça zevkli olduğunu ifade etmektedirler. Bu görüşün doğruluğunu, İzmir Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübünün dün gerçekleştirdiği Hasan Dağı Zirve Etkinliği’ne katılarak bizzat yaşadım.
İNEBOLU’DAN ANKARA’YA, ATATÜRK ve İSTİKLAL YOLU PROJESİ’nin Kastamonu-İnebolu arasındaki 95 km’lik kısmının yürünmesi etkinliğini, Kastamonu Valiliği bünyesinde Kastamonu Kültür ve Turizm Derneği düzenlemiş ve Türkiye dağcılarını etkinliğe katılmak üze-re Kastamonu’ya davet etmişti. Zirve Dağcılıktan arkadaşım Ayhan Yörük etkinliği bana duyurunca hemen katılma isteğimi belirttim. Milli Mücadelede İstanbul’dan gelen cephane ve diğer lojistik desteğin, kadın çocuk yaşlı yöre halkının efsanevi özverisiyle, İnebolu kıyısında demirleyen gemilerden balıkçı kayıkları ile sahile taşınarak, oradan da kağnılarla Milli Mücadele merkezi Ankara’ya nakledildiği güzergah olan İnebolu-Ankara arasındaki Atatürk ve İstiklal yolunun Kastamonu-İnebolu arasındaki 95 km’lik kısmı Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen katılımcılar tarafından 6-9 Haziran 2009 tarihleri arsındaki 4 günlük sürede yüründü.