Everest’le Santa Clarita Turu (18 March 2014)

IMG_3974

Kaliforniya baharının yaz sıcaklarını aratmadığı bu günlerde, Everest’i artık her gün iki defa  Santa Clarita’daki evimizin çevresinde gezdiriyoruz. Büyüklü küçüklü parklar ve geniş caddelerin kenarlarındaki park yollarından yaptığımız bu yürüyüşlerde bizim afacan genelde hep uyuyor. Dün kameramı almıştım bir kaç fotoğrafını çekeyim diye, bu defa 2 saat süren yürüyüşte hiç uyanmadı!

Continue reading

Everest’le Valencia Summit Park Gezisi (4 March 2014)

Everest VSummit

Valencia summit Park

Valencia Summit Park, Santa Clarita’nın batısında mahalle arasında minik bir park. Park’a girdiğiniz anda yüksek ağaçların altındaki çimenlerin yeşilliği suratınıza çarpıyor adeta! O kadar kalın bir çimen örtüsü oluşturulmuş ki ordu geçse üstünden bir şey olmayacakmış gibi. Parkta, girişteki tabelanın dekorundan başka hiç bir yerde çiçek yok; sadece çimen ve ağaçlar. Mekanın etrafında beton yollarla yürüme parkurları ve tam ortada çocuklar için oyun parkı yapılmış. Çocukların oynadığı zeminde kum yerine iri odun talaşları kullanılmış.

Continue reading

Santa Clarita Northbridge Park (12 February 2014)

Northbridge Park2

Geçen sene 8 Kasım’da doğan ikinci torunumuz Everest’i görmek için geldiğimiz ABD’de, evlatlarımız Can ve Kamer’in yaşadıkları ev, Los Angeles’ın Santa Clarita şehrinde. Burası 1987 yılında kurulmuş yepyeni bir şehir. Genelde yaşam alanları ferah ve geniş caddelerden oluşan ABD şehirleri için bile örnek olsun diye düşünülerek planladığı için, defalarca birçok şehrini gördüğümüz halde, hala bizi şaşırtacak kadar düzenli, güvenli ve tertemiz bir şehir. Santa Clarita evleri Kaliforniya’nın bu bölgesinin tarihi mimarisine uygun olarak yapılmış. Bu nedenle yaşam alanlarını oluşturan mahalle ve sokaklardaki evler birbirine benziyor. Çarşılar ve ticaret merkezleri ise diğer şehirlerdekilerden farklı değil. Ancak gene de buradakiler daha geniş, daha özenli ve daha güzel diyebilirim.

 

Continue reading

Towsley View Loop(E) (26 January 2014)

Towsley2014

Valencia’nın güneyindeki dağlık bölgenin anayol kıyısındaki Ed Davis Parkı’ndan yola çıkarak,  Towsley Kanyonu boyunca bölgenin en yüksek noktasına ulaşıp, Wiley Kanyonu tarafından başlangıç yerine varan patika yaklaşık 9 km uzunluğunda. Patika ile ilgili notlarda 5.0 mil ve 2.5 saat olarak belirtilmesine karşın, bu halkayı zorlanmadan 2 saatte yürüdüm.

Continue reading

Ankara’da Bir Efsane Şarküteri-Lokanta: PİKNİK! (1972)

Clipboard37

Pekçok Ankaralı’nın Piknik ile ilgili anıları vardır. Kızılay’daki Petkim Genel Müdürlüğü’nde görev yaptığım yıllarda(1972-1981) her fırsatta yağlı kağıda sarılı rus salatalı sosisli sandviçlerini tadardım. O kadar lezzetli olurlardı ki tok karna bile yiyebilirdiniz. Arjantin birasını küçük kaçamaklarda içerdik. Vaktimiz olursa ızgaralarından tadardık.

Ayşen’in işyeri de Kızılay’da olduğu için en çok tercih ettiğimiz mekandı Piknik. Akşam mesai bitiminde Piknik’de buluşur, bir şeyler yedikten sonra sinema tiyatro konser söyleşi ne varsa oraya koşardık. Piknik’de servis o kadar hızlıydı ki hiçbir zaman bir etkinliğe gitmeden önce alelacele birşeyler atıştırmak zorunda kalmaz, Pikinik’teki o kısa sürede çok lezzetli bir akşam yemeği yemiş olurduk. Zamanımız bol olduğunda bile Piknik’i tercih ettiğimiz çok olurdu. Ama servis o kadar çabuk olurdu ki sırada bekleyenler olduğunu izlediğimiz için fazla kalamazdık!

Continue reading

Karşıyaka Yamanlar Gençlik Merkezi’nde Uğurlama Kahvaltısı (9 January 2014)

Ayhan ve Filiz ile, ikinci torunumuz Everest’i görmek üzere ABD’ye uçmadan önce, Karşıyaka Yamanlar Gençlik Merkezi’nde bir “Uğurlanma Kahvaltısı” yaptık. Bu vesile ile hem daha önce göremediğimiz bu mekanı tanımış olduk,  hem de bir yaz gününü çağrıştıran güneşli bir günde yolculuk hazırlıklarımıza soluk aldıran keyifli bir gün geçirdik. Continue reading

Bir Antik Bergama Ziyareti (24 November 2013)

IMG_2582-IMG_2587

Çok uzun süredir Bergama’yı tekrar görmek istiyordum; sol dizimdeki sızılar tamamen geçmediğinden, nihayet bu Pazar bir doğa ve tarih ziyareti yapmak üzere Bergama’ya gitmeye karar verdik. Bu geziyi Villakent’e İstanbul’dan gelerek yerleşen  Gülbağ ailesi ile birlikte yaptık. Aylin ve Ali Rıza Gülbağ çifti ve fıstık kızları Sude Naz ile birlikte Asklepion ve Akropolis’deki antik eserleri gezdik, ancak zamanımız kalmadığından Bergama Müzesi’ni bir sonraki seyahate erteledik.

Continue reading

Bolu’da Bir Gün (10 June 2013)

Ayhan ve Bahadır ile birlikte, Kastamonu’ya giderken bir günü de Bolu’ya ayırdık. Binalar, taşıtlarla taşan yollar ve yeterli yeşil alanlardan yoksun yerleşim bölgeleriyle Anadolumuzun diğer şehirleriyle benzerlik gösteren Bolu’ya gelirken çevresindeki ormanlık dağlarıyla tam bir tezatlık içinde olduğunu gördüm. Bu nedenle şehirde kısa bir tur attıktan sonra soluğu Bolu yaylalarında aldık. Yeşilin her tonuyla Bolu Aladağlar bölgesi, ülkemizdeki doğa güzelliklerinin ender örneklerinden birisi. Continue reading

Atatürk’ün “Yürüyen Köşk”ü Onarımda (9 June 2013)

Bolu üzerinden Kastamonu’ya giderken, Ayhan’In önerisi ile, Atatürk’ün Yalova’daki “Yürüyen Köşk” olarak bilinen tatil evini ziyaret ettik. 2006 yılından beri ziyaretçilere açık olan ünlü köşk onarımda olduğu için içini gezemedik. Ancak doğaseverlerin, çevrecilerin, yeşili sevenlerin idolu olan köşk, Atatürk’ün belki de en az bilinen bu güzelliğini de gözler önüne sermekte; tabi algılama ve görme yeteneği olanlarımızın! Continue reading