Konuk Yazar: Serkan Tiyanşan-FOÇA SEVDASI

”Foça: Bir Mekândan Çok, Bir Kayıp Duygu”

Foça artık yalnızca bir yer adı değil; bir kayıp duygunun adıdır.
Çünkü insan geçmişini yitirdiğinde sadece eski evleri, eski sokakları
kaybetmez; kendi yavaşlığını, kendi masumiyetini de kaybeder. Bir
zamanlar selamın yankılandığı yerlerde bugün tabelalar bağırıyor.

Para bir araçken amaç hâline geldiğinde, şehirler pazara; insanlar
müşteri kalabalığına dönüşür. Oysa bir kasaba, ancak insan sesini
tanıyorsa kasabadır. Yoksa vitrin olur: gürültülü, ruhsuz, geçici.

”İlerleme, insanı yok sayıyorsa gerilemedir.”

Bir yerin dönüşümü rastlantı değildir.
Sermaye sessizliği sevmez.
Sessizlik değerliyse, mutlaka bozulur.
Çünkü sessizlik para üretmez, huzur üretir.
Huzur ise piyasada satılamaz.

Foça’da olan tam da budur.
Yerel yaşam biçimi, dışarıdan gelen taleplere göre yeniden şekillendirilmiştir.
İhtiyaçtan değil, iştahtan doğan yapılar yükselmiştir.
Balıkçı teknesinin yerini yat almış,
komşuluk ilişkilerinin yerini kiralık daire ilanları.

Bu bir “doğal büyüme” değil; yönlendirilmiş bir dönüşümdür.
Kazanan bellidir, kaybeden herkes.

Mesele sadece estetik değildir; aynı zamanda adalet meselesidir.
Bir yerin kimliği, yalnız bugünkü sahiplerinin değil; geçmişin ve
geleceğin de ortak hakkıdır. Bugün yapılan her inşaat, yarının
ihtimalini ipotek altına alır.

Bu yüzden soru sadece “izin alındı mı?” değildir.

Asıl soru şudur:

”Bu değişim adil mi?
Geri döndürülebilir mi?
Başkasının yaşam hakkını daraltıyor mu?”

Bir kasaba kendi çocuklarının orada yaşamasını imkânsız kılıyorsa,
orada görünmez bir haksızlık vardır. Kâğıt üzerinde her şey doğru
olabilir; kurallara uyulmuş olabilir. Ama vicdan defterinde büyük bir
açık yazıyordur.

Foça’yı kaybetmedik sadece.
Foça’da kendimizin daha iyi bir versiyonunu kaybettik.
Daha az acele eden, daha az tüketen, daha çok selam veren hâlimizi.

Rant geldiğinde her şey susar.
Deniz susar.
Taş susar.
İnsan susar.

Ama hatıra susmaz.
Ve bazı kayıplar, tam da bu yüzden yazıya dönüşür.

Bu bir geçmiş özlemi değildir.
Bu bir gelecek uyarısıdır.

Foça ya kendine benzeyerek değişecek…
ya da herkese benzeyerek yok olacak.

Ve bu tercih, kâğıt üzerinde serbest olabilir.
Ama vicdan terazisinde tarafsız değildir.

TİYANŞAN

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *