TIBURON DOWNTOWN VE OLD RAIL TRAIL TURU (15 April 2026)

Bu sene 12/02-16/04 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiğimiz ABD ziyaretimizin son gününde Tiburon downtownda gezmek istedik. İlki 2001 yılındaki ABD gezimizde olmak üzere, bir çok defa geldiğimiz San Francisco‘da en çok ziyaret ettiğimiz yer Tiburon‘du. Can’la Kamer, 2016’da San Fransisko’ya taşındıklarında, önce Tiburon’da kirada oturmuşlardı. O zamanlar, 2013 Los Angeles doğumlu torunumuz Everest ile pek çok sabah yürüyüşünde birlikte olmuştuk. Tiburon Kütüphanesi arkasındaki tepelik mahalledeki evlerinden başlayıp Blackie’nin Çayırı ile Tiburon Downtown arasındaki Tarihi Demiryolu Parkuru’nda çok yürüyüşler yapmıştım.
O günleri anmak için, bu rotayı tekrarlamak istiyorum. Zaten yeni geldiğimizde(28.02.2026) Blackie’den yarıya kadar yürümüştük. Bugün de işte o noktadan başlayıp, Salt Lake City’den ziyaretimize gelen oğlumuz Cem’le birlikte, Tiburon Downtown‘da gezeceğiz ve Old Rail Trail parkurunu kullanacağız.
IMG_8846
Can’la Kamer mesaide olduklarından, Cem’in kaptanlığıyla planladığım parkur başlangıç noktasına geldik. Bugün Tiburon’da güneşli güzel bir hava var. Önce Tiburon iskeleye doğru yürüdük, merkez kavşakta hatıra resimleri çekip Fil Kayası’na doğru devam ettik. Gene hatıra fotoğraflar kaydettikten sonra biraz daha ilerideki tarihi kuleden dolaşıp geri döndük ve kavşaktaki ilk kafede(Caffe Acri) mola verdik.
IMG_8885
Daha önce Can’la geldiğimiz için bildiğim bu, bisikletlilerin tercih ettiği kafede ilk defa gördüğüm “Cortado” tattım. ‘Çetçipi’nin “İspanyol kökenli bir kahvedir ve espresso ile sıcak sütün yaklaşık eşit oranda karıştırılmasıyla hazırlanır” dediği bu formülü sevdim.
Moladan sonra Tiburon Downtown merkezinden içeri girip, çeyrek asırdır neredeyse hiç  değişmediklerine tanık olduğum nostaljik dükkan ve işyerlerini takip ederek, Belvedere yarımadası kenarından sahile kadar devam ettik. Sonrasında güzel kanal evlerinin bulunduğu sahil mahallesinden yürüyerek tekrar tarihi demiryolu patikasına girip parkur halkasını tamamladık. Cem’in beklediğinden fazla tuttuğunu ifade ettiği bu etkinlikte, toplamda 6.25 km tutan güzel bir yürüyüş yapmış olduk.
Etkinlik sonunda açlık hissettiğimizden bir şeyler yemek için Saualito’daki Joinery’de tavuklu sandviçle  bira içerek günün keyfini noktaladık.
. . . . . . . . . . . . . .

LEVHALARDAN:

“LANDMARKS Demiryolu ve Feribot Depo Müzesi1885 yılında, San Francisco ve North Pacific Demiryolu’nun Tiburon Terminali’nin bir parçası olarak inşa edilen bu depo, 1967 yılına kadar San Francisco’ya demiryolu ve feribot bağlantısı sağlıyordu. 1884 yılında açılan terminal, hem yolcu hem de yük taşımacılığına hizmet veriyordu. Depo, Western Union telgrafı ve Railway Express Agency ofislerine ev sahipliği yapıyordu. 1913’ten 1940’a kadar ikinci kat, istasyon şefinin ailesinin ikametgâhıydı.

Müzenin zemin katında artık, 1909 yılındaki haliyle Tiburon demiryolu sahası ve feribot terminalinin çalışan ölçekli bir modeli, tarihi fotoğraflar ve çağdaş eserler bulunmaktadır. İkinci kat ise, birçok kişisel serginin sergilendiği, istasyon şefinin en küçük kızının anılarına dayanarak yeniden oluşturulmuş konutudur. Bu bina, Ulusal Tarihi Yerler Sicili’nde kayıtlıdır.”

“TIBURON YARIMADASI TARİHİ YOLUTiburon Tarihi Yolu, Tiburon Yarımadası Vakfı ve Belvedere-Tiburon Landmarks Society’nin ortak bir projesidir. Bu patika Blackie’s  Pasture ile Tiburon şehir merkezindeki Donahue Deposu arasında yeralır. Aşağıdaki ilk fotoğraflar bu panelin bulunduğu yerden alınmıştır.

Muhteşem Feribot Ukiah, Tiburon demiryolu sahalarında inşa edildi ve Ocak 1891’de denize indirildi. 4000 yolcu ve 16 yüklü yük vagonu taşıyabilirdi. 291 fit uzunluğunda ve 78 fit genişliğinde dünyanın en büyük feribotları arasındaydı.

1940‘ların başında çekilen bu fotoğraftan kalan tek bina, San Francisco ve Kuzey Pasifik Demiryolu’nun son noktası olan Donahue Deposu’dur. Sahibi Peter Donahue, bu demiryolunu l880’lerde inşa eden vizyoner ve son derece rekabetçi biriydi. Ekipleri tepeleri oydu, üç tüneli patlattı ve bura ile San Rafeal arasındaki bataklıkları doldurmak için tren dolusu balast üstüne tren dolusu batırdı… anıtsal bir sonuç.

Tiburon’da derin bir demirleme büyük feribotların hem yük hem de trenlerden inen yolcuların taşınmasına izin verdi. Resimde görülen ve “idam sehpası” olarak bilinen devasa yapı, demiryolu vagonlarının San Francisco’ya gitmek için bekleyen feribotlara yüklenmesini sağlamak için iskelenin ön kısmını kaldırıyordu. Bu büyük tekerler şimdi kütüphanemizin önünde duruyor.”

“BELVEDERE’YE DÖNÜP BAKTIĞIMIZDA

1930’lardan önce Tiburon’a kara yoluyla ulaşım, San Rafael Bulvarı ve Beach Road üzerinden sağlanır ve Ark Row’daki açılır kapanır bir köprüden geçilirdi. Bu köprünün açılması, teknelerin ve yüzen evlerin Belvedere Koyu ile kış aylarında daha güvenli olan sakin lagün arasında geçiş yapmasına imkân tanıyan, oldukça ilgi gören bir etkinlikti.

Her bahar düzenlenen büyük bir törenle tekneler lagünden çıkarak Belvedere Koyu’na doğru ilerlerdi. Yaz sezonunun başlangıcını simgeleyen bu etkinlik, “Açılış Günü” olarak bilinirdi.

Yüzen evler ve tekneler, tatil yapan aileler için konaklama alanı olarak kullanılırdı.

Belvedere Adası’ndan doğuya doğru, Tiburon’daki koy, lagün, demiryolu sahası ve eski evlere bakıyoruz. Sol ön planda, Beach Road’da bir konut olarak kıyıya getirilen Tropic Bird gemisi görülüyor. Sağda ise Corinthian Adası yer alıyor.

Köprü sabit bir köprü haline geldiğinde, gemiler artık yaz aylarında koya taşınamaz hale geldi ve birçoğu kıyı şeridi boyunca karaya oturtuldu. Köprü daha sonra bir taş duvarla değiştirildi ve kalan bataklık doldurularak üzerine yapılar inşa edildi.

Korint Adası’ndan görüldüğü üzere, köprünün daha sonraki bir modeli. Köprünün kuzey ucundaki kare iki katlı bina hala ayakta duruyor.”

……………………….

Bu etkinliğin aşağıdaki fotoğraflarını herhangi birine tıklayıp, açılan penceredeki veya klavyeniz üzerindeki ok işaretleri yönünde izleyebilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *