İDADİK 40. KURULUŞ YAŞINDA (6 May 2026)

30 küsür yıldır üyesi olmaktan övünç duyduğum İDADİK’in 40. Yıl Resepsiyonu’na Ayşen’le katıldık. Konsept konuşmalar ve müzik dinletisi ile devam eden gecede İdadik’e emeği geçenlere plaket verildi. Halen aktif en eski başkan olarak ilk anons edildim; sonra sahne diğer emektarlarla doldu tabi. Fotoğraflarımı Ayşen çekmiş.
İDADİK 40.Yıl Kutlaması’nda belge takdimi için davet edildiğimde bir şekilde kürsüye de çağırılsaydım şuna benzer bir konuşma için hazırdım.
” Sevgili İdadikliler
Kulübümüzün 40. yılına ulaştığında bu süreç üzerine bir tarihi gezinti yapmak istiyorum. 1986 yılında Adnan Kayatepe ve Arkadaşları İdadik’i kurduklarında Ülkemiz için bir özel kulübün yasal bir çatıya bürünmesi adına güzel bir örnek olmuştu. Ayni zamanda evrensel dağcılık esaslarına uygun olarak nitelikli dağcılık faaliyetleri yaptıkları da her türlü taktire açık bir konudur. Nitekim bu değerler toplumun gözünden kaçmadı ve İdadik her yıl üye sayısını artırarak büyümeye devam etti. Kulüp yönetimi ayni zamanda dağcılık faaliyetlerini de sürdürürken büyümenin getirdiği ihtiyaçların karşılanması için zorlanmaya başlandığında bu kulübün artık bir kamu kuruluşu niteliğine bürünmesi ve tüzüğünü de buna göre belirlemesi gerekiyordu. Doğal olarak üyelerin büyük çoğunluğunun desteklediği bu görüş meyvesini verdi ve 1996 yılında Kulüp yasal genel kurulu ile yönetimini yeniledi. Yeni yönetim asla geriye bakmadan ileriye dönük çalışmalarını sürdürdü. Önce Kulüp Tüzüğü yenilendi. Sonra bilimsellik, eşitlik ve açıklık prensiplerine uygun olarak ilkesel kararlar yönetim kurulu kararları olarak yasal zeminlere oturtuldu. En bilinen örneği, Türkiye’deki tüm dağcılık kulüp ve kuruluşlarına örnek olacak şekilde, yüksek dağcılık etkinliklerine eğitim zorunluluğu getirildi. İdadik zaten bir ihtisas kulübü olarak Türkiye Dağcılık Federasyonu ile birlikte Dağcılık Eğitim Faaliyetleri yapılıyordu, eğitmen eğitimini de ihmal etmeden bunu daha ileri götürme çalışmalarını da hiç duraksatmadı. Bir diğer yazılı olmayan ilkesel karar yönetimlerin her dönemde yenilenmesidir. Bir önceki dönemde yönetim kurulunda çalışmış bir arkadaşımızın sonraki yönetim kurulu başkanlığını üstlenmesi hususuna dikkat ederek çalışmaların devamlılığının aksamasına izin vermeyen bu anlayış duyarlılıkla devam etmektedir. Hazır lafı buraya getirmişken bir noktaya daha temas etmek istiyorum. Kulübümüz genel kurullarda yönetim kurulunu seçerek Yönetim Kurulu idaresinde yönetilmektedir. Yönetim Kurulu Başkanı ise sembolik olarak İdadik’i temsil gereken yerlerde İdadik Başkanı olarak nitelenebilir. Yani biz Başkanlık Sistemi ile yönetilmiyoruz. Örneğin Türkiye Dağcılık Federasyon Başkanlığı, adı üstünde zaten, bir başkanlık sistemidir ve yasal olarak başkanlar seçilir. Bizde de temsil gerekmeyen yerlerde yönetim kurulu başkanlarını “İdadik Başkanı” diye nitelemek biraz özenti oluyor. Malum biz başkanları, reisleri seven bir milletiz; ama İdadik Tüzüğü daha dikkatli sahiplenilmelidir. Bu konu yozlaşırsa yarın biri de çıkar ikici başkanım diyebilir. Bugün kürsüye davet edilen eski başkanların görev aldıkları dönemlerdeki yönetim kurulunu temsil ettiklerini özümsüyoruz.
Son olarak de Kulübümüzün değerli dağ rehber ve eğitmenleri ve önemli dağcılık başarıları olan dağcıları da böyle yıldönümlerinde öne çıkarılmalıdırlar. Bir de yasal bir görev üstlenmemelerine karşın her taşın altına elini koyan, her istendiğinde göreve koşan, hadi birkaç isim yazayım Hasan Berat Kur, Bülent Serter, Neriman Tınlayan, Elvan Tekinkaya, Nilüfer Sokol, Murat Filik gibi birçok emektar arkadaşımızın, hepsini yazmaya kalksam zaten hafızam ve bilgim yeterli olmaz, böyle yıldönümlerinde özel olarak anons edilmeleri uygun olacaktır.
Burada kesiyorum; amacım bir polemik yaratmak değil tarihsel bir perspektif çizmekti. Kulüp tarihinin izlerini sayısal ortamlarda ve etkinlik raporlarında yaşatmayı sürdürmek uygun olacaktır.”
Fotoğraflar 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *