BİR TAŞ BULDUMDU!

Bir sabah doğa yürüyüşünde pembemsi bir taş buldum. Kristal yapılı taş küçük parmağımın 2/3’ü kadardı. Berrak değil dumanlı bir yapısı vardı. Yürüyüş sonrasında taşı yarı kıymetli taş uzmanı Jeoloji Mühendisi Bacanak Mete Arıkan’a gösterdim. İnceledi, sivri bir şeyle taşı çizdi. “Kolye yapılabilir” dedi. Sonra ailenin 2. Uzmanı Ayla Arıkan da taşı inceledi ve “Kalsadeon” dedi. Uzman aile taşın uygun yerden kesilerek parlatılabileceği üzerinde hemfikir oldular ve taşı ‘Meteabi”ye verdim.

Meteabi Ankara’ya gittikten bir süre sonra bir gün, evlerindeki bir beraberlikten sonra tam ayrılırken Elif “Senin taşı yerde buldum” dedi. Meteabi taşı evin içinde düşürmüş olacaktı. ‘Bana ver o zaman’ dedim. Üşendiğini ifade ederek daha sonra vereceğini söyledi.

Aradan 3-5 gün geçti, gene Elif’in evindeki bir beraberlikten sonra taşı istedim. “Yukarıda kutularımdan birinin içine koymuştum, şimdi aramayayım sonra bakarım” dedi. ‘Peki’ dedim. Gene 3-5 gün geçti, ses yok. Ayla Arıkan ile Ankara’ya göndereceğim için taşı bekliyorum. Bir defa daha istemek zor geliyor. Durumu Ayşen’e anlattım. Ayşen “Ben isterim” dedi. Aynı gün bir kaç saat sonra Elif ile WhatsApp üzerinden resimdeki diyaloğu yaşadık. Ayşen’e taşı talep edip etmediğini sordum. “Hayır” dedi.

Bu durumda halen benim bulduğum taşın nerede olduğunu bilemiyorum. Ben Meteabi’ye verdim, herhalde Ankara’ya götürdü.

Bu olayın hiçbir yerinde Elif yokken, “senin taşı buldum” diye kendini muhatap etti; sonra “bulduğum taş seninki değil” dedi. Ben sadece 👍dedim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir