KARYA YOLU: Marmaris İçmeler, Turunç, Kumlubük (30 Nisan 2019)
Ekspedisyonun ilk günkü yürüyüş başlangıç noktası için Marmaris İçmeler’de, Saat 9:30 civarında kiraladığımız minibüs aracımızdan indik. Buradaki Karia Yolu yürüyüş başlangıç noktasını bulmak için şehir içinde yaklaşık 45 dakika kadar yürümek zorunda kaldık. Bu sırada siyah bir German Shepherd kırması köpek, muhtemelen bizim doğa yürüyüşçüleri olduğumuzu anladığından olmalı, bize katıldı. Sonrasında gün sonuna kadar bizimle oldu. Biz de onu çok sevdik, yedirdik içirdik ve dönüşte belki bir sahiplenen olur diye Turunç’ta bıraktık.
Selimiye Koyu yatla gezenlerin en beğendikleri uğrak yerlerinden. Bu nedenle sahil boyunca yatlar, tekneler sıralanmış. Ayrıca koyun durgun sularını sürekli olarak direklerinin akisleri ile süsleyen yelkenlilerin bağlandığı iki sıra büyük bir yat iskelesi, hemen her açıdan Selimiye’nin panoramik deniz manzaralarında yeralmaktadır. Bu durum, bir bakımdan yerleşimin sahilden doğal görünümüne duraksama yaptırıyor diye eleştirilse de, bölgenin muhteşem koylarının artık neredeyse doğal görüntüleri olarak kanıksanmış objeleri tekneler!
Bilge Rehberimiz Zafer Gürhan rahatsızlığı dolayısıyla yürüyüşe katılmayınca, Rehberliği Mehmet Tural Arkadaşımız üstlendi. Belirlenen rotada daha ziyade orman yollarını tercih ettik. Bu nedenle tırmanırken ve inişte hep kıvrıla döne yürüyerek toplamda 20 km üzerinde bir etkinlik oldu.
İDADİK’in dağ etkinliğinin iptal edildiğini öğrenince günü boş geçirmemek adına Aliağa sahilinde, deniz(!) etkinliği yaptım: Aliağa İzban’dan itibaren kıyıdan kıyıdan AğaPark Burun’a kadar fotoğraf çekerek yürüdüm.
Villakentli arkadaşlarla düzenlediğimiz Ilıpınar doğa yürüyüşünün rehberliğini Fazıl Açış yaptı. Sabah 9’da Villakent merkezinde toplanan 13 komşu, araçlarımızla gittiğimiz Ilıpınar’ın dağ tarafı çıkışından yürüyüşe başladık.
“Doğa sporu yapıyorsan doğa şartlarını seçemezsin; yağmursa yağmur, fırtınaysa fırtına” deyüp çıktım Kuş Cenneti parkurlarına.
Bilge rehberimiz Zafer Gürhan, değişik bir yer olsun diye, 25 yıl kadar önce gittiği Karacadağ’ı seçmiş. Ben de bu bölgede, dört yıl önce İdadik yürüyüşüne katılmıştım. O zaman dağın zirvesine çıkmamış, Değirmendere’den Özdere’ye trans yapmıştık; bugün zirveyi planlıyoruz. Değirmendere’den başlayıp Karacadağ zirvesine çıkacağız, sonra da Özdere tarafına ineceğiz.
Yürüyüş için harika bir gün, ne sıcak ne soğuk. Pırıl pırıl gökyüzü ve tertemiz bir hava. Neresinden baksan dörtdörtlük bir atmosfer içindeyiz: Ortalık yemyeşil ve bol miktarda çiçek var. Öncelikle papatyalar her yerde; uzaklarda, ağaçların arasındaki yeşil açıklıklarda kar yağmış gibi görünüyorlar!