Kastamonu Müzesi (29 August 2014)
3 Temmuz 2014 tarihindeki önceki Kastamonu ziyaretimde gidemediğim Kastamonu Müzesi’ni, 29 Ağustos 2014 tarihindeki son ziyaretimde gezme imkanı buldum. Müzenin yeraldığı anıtsal binada Mustafa Kemal Atatürk, 30 Ağustos 1925’de Şapka ve Kıyafet Devrimi üzerine ünlü Kastamonu Nutku’nu vermişti. Osmanlı taş ustalığını ve özgün mimarisini gösteren binada kurulan müze, ayni zamanda Arkeoloji Müzesi olarak düzenlemiş. Ne yazık ki pek çok antik eser, güllerle kaplı güzel bahçede, doğa şartlarına terkedilmiş vaziyette sergilenmektedir!




Eşim Ayşen Yüksel, kardeşim Sinan Yüksel ve eşi Necla ile birlikte, Oya ve Can’ın nikah törenlerine katılmak üzere 2 Temmuz 2010 sabahı İzmir’den yola çıktık. Bir önceki yazımda anlattığım evlatlarımızın Nikah Töreninden sonra, hazır buralara kadar gelmişken dönüş yolunu uzatarak Batı Karadeniz’de bir gezi yapalım dedik. . . . çoğu restore olmuş 400’ün üzerinde mimari değerli tarihi konakları olan Kastamon’nun yanında yalnızca 40 küsür konağı ile bunca üne kavuştuğu için her zaman kıskançlıkla küçümsediğim Safranbolu, kazandığı turistik ünü hak eden bir güzellikte gözüktü . . .
Aynen başlıkta yazdığım gibi oldu; 16 Eylül 2009 Çarşamba günü kardeşim Sinan’la aniden Kastamonu’ya gittik. Kastamonu benim ve Sinan’ın doğduğumuz şehir. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesi de ebeveynlerimizin “memleketi”. Zaten akrabalarımızın bir kısmı da halen Taşköprü ve köylerinde yaşıyorlar. Ben İzmir’de ve Sinan da Çanakkale’de yaşadığımız için çok sıklıkla gidemiyoruz Kastamonu’ya. Sinan Çanakkale’den ve ben de İzmir’den gelerek buluştuğumuz Ankara’daki işlerimiz planladığımızdan yarım gün önce bitince dönüş yolunu uzatarak Kastamonu’ya gitmeye karar verdik.
İNEBOLU’DAN ANKARA’YA, ATATÜRK ve İSTİKLAL YOLU PROJESİ’nin Kastamonu-İnebolu arasındaki 95 km’lik kısmının yürünmesi etkinliğini, Kastamonu Valiliği bünyesinde Kastamonu Kültür ve Turizm Derneği düzenlemiş ve Türkiye dağcılarını etkinliğe katılmak üze-re Kastamonu’ya davet etmişti. Zirve Dağcılıktan arkadaşım Ayhan Yörük etkinliği bana duyurunca hemen katılma isteğimi belirttim. Milli Mücadelede İstanbul’dan gelen cephane ve diğer lojistik desteğin, kadın çocuk yaşlı yöre halkının efsanevi özverisiyle, İnebolu kıyısında demirleyen gemilerden balıkçı kayıkları ile sahile taşınarak, oradan da kağnılarla Milli Mücadele merkezi Ankara’ya nakledildiği güzergah olan İnebolu-Ankara arasındaki Atatürk ve İstiklal yolunun Kastamonu-İnebolu arasındaki 95 km’lik kısmı Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen katılımcılar tarafından 6-9 Haziran 2009 tarihleri arsındaki 4 günlük sürede yüründü.
