“MOUNT OLYMPUS” ÇIKIŞI (4 Kasım 2012)

 

Salt Lake City’de her sabah uyandığımızda, arkasından güneşin doğuşunu izlediğimiz Olympus Dağı’nın, yalçın kayalıklı dorukları ve  ormanlık yeşil yamaçlarıyla hemen evlerin yolların arkasından yükselen, muhteşem görüntüsü buraya geldiğimden beri sürekli ilgimi çekiyordu. Dün nihayet, evdekilerin soğukalgınlıkları dolayısıyla katılamamaları üzerine, tek başıma bu arzumu gerçekleştirebildim. Gün sonunda iyi bir B yürüyüşü yaptığımı düşünüyorum ama,  yaklaşık 1250 metre çıkış yapılarak ulaşılan   2696 metre zirve yüksekliği ile bu rotayı bir yüksek dağ etkinliği  olarak da görebiliriz.

Okumaya devam et

“Red Butte Trails” Patikalarında Yürüdük (28 Ekim 2012)

Salt Lake City çevresindeki dağlarda pek çok yürüyüş, traking, dağ bisikleti ve kayak parkurları belirlenmiş. Özellikle haftasonları ve tatillerde buralarda, şehir içinde turladığınız zamanlarda karşılaştığınız insanlardan fazlasını görebiliyorsunuz! Genç ihtiyar çoluk çocuk ve köpekleriyle, kendi kapasitelerine göre çeşitli etkinlik yapıyorlar.

Patikalar çok belirgin olmakla birlikte, ilave olarak patikaların belirli yerlerine harita ve lüzumlu bilgiler yerleştirilmiş. Çeşitli broşür ve dergilerden ve de tabi ki internet kanalıyla çeşitli sitelerden bilgilenmek mümkün. Hatta Google Earth haritalarındaki ilgili işaretleri seçerek harita ve bilgi alma olanağı var.

Okumaya devam et

SNOWBIRD’DE MAYA İLE HIKING YAPTIK (20 Ekim 2012)

 

Snowbird, Utah’da kayak ve yaz sporlarının yapıldığı önemli bir spor ve yerleşim merkezi. Salt Lake City’den güneye doğru dağlara paralel giderken doğuya doğru büyük bir vadiye girince on küsür km sonra ulaşılıyor. Bölgede çok güzel konaklama ve sağlık tesisleri var.  Yollar, açık kapalı otoparklar, telesiyejler, teleferikler, spor giyimli insanlar ve çevredeki dağların yüksek dorukları hemen dikkati çekiyor. Bizim geldiğimizde 18 Ekim itibariyle tesisin yaz aktiviteleri sona erdiğinden kış hazırlıklarına başlamışlardı.

Okumaya devam et

RED BUTTE GARDEN: SALT LAKE CITY’DE HARİKA BİR BOTANİK BAHÇESİ (19 Ekim 2012)

 

Salt Lake City Wakara Way bölgesindeki dağların eteğinde yaratılmış harika bir botanik bahçesi olmuş Red Butte Garden. Çevredeki karlı dağlar ve göllere karşın, genelde çöl havasının hakim olduğu bu iklimde yaşatılan çiçek ve ağaçlar çok güzel sergilenmiş. Bahçe girişindeki idari binada ziyaretçilere verilen buröşürdeki bahçe planına ilave olarak bahçeden dağlara doğru 1667 metre yüksekliklere varan  onlarca patika hazırlanmış. Böylece doğal ortamdaki bitkileri de yakından izleme olanağı yaratılırken isteyenlere hiking ve dağ bisikleti patikaları da kazandırılmış.

Okumaya devam et

DOOLY KNOP ve FRARY PEAK PARKURLARI (14 Ekim 2012)

Salt Lake City’deki ilk doğa yürüyüşü etkinliğimizi Antelop Adası gezisinde Dooly Knop(1609 mt) ve Frary Peak(2010 mt) parkurlarında yaptık. Gerçi parkurların Adadaki başlangıç noktasından itibaren 625 metre yükseliniyor ama biz her iki zirve yolunda toplamda yaklaşık 12 km yürüdük. Güneşli, hafif esintili güzel bir günde Büyük Tuz Gölü, Salt Lake City ve çevresindeki dağların harika manzaralarını seyrederek keyifli bir etkinlik yapmış  olduk.

Okumaya devam et

ANTİLOP ADASI (ANTELOPE ISLAND) (14 Ekim 2012)

Salt Lake City şehrinin en önemli gezilecek mekanlarından birisi olan Antilop Adası, çöl ortasında bir içdeniz gibi yeralan Büyük Tuz Gölü(Great Salt Lake) gölünün güneyinde yaklaşık 113 km kare büyüklüğünde bir ada. İlk bakışta kocaman hantal bir kara parçası gibi gözüken adanın, göl şehir ve özellikle çevredeki dağlarla yarattığı muhteşem manzaralardan başka bir özelliği yokmuş gibi gözükse de, biraz yakından incelendiğinde pek çok tarihi ve doğal güzellerini görebildik.

Okumaya devam et

SALT LAKE CITY’DEKİ TÜRK ÜRÜNLERİ (12 Ekim 2012)

ABD Utah Eyaleti Salt Lake City’deki günlerimiz devam ederken bir markette Türk ürünleri görmek çok  hoşuma gitti. Orjinal ismi “Black Cherry – Mediterranean Market” olan mağazada bugün satışa sunulan tanıdığımız bu ürünlerin raflarındaki sergilenişlerini aşağıdaki albümden görebilirsiniz

Okumaya devam et

KASTAMONU KİSEKÖYÜ’NDEKİ “BABA OCAĞI” EVİMİZ YOK OLMUŞ (23 Eylül 2012)

Yok olmuş ifadesi tam anlamıyla doğru! Yangından sonraki Baba Ocağı’nın bulunduğu yerde, otuyla çimeniyle öylesine doğal bir arazi var ki, sanki daha önce burada 2-3 katlı ahşap köy evleri hiç var olmamış gibi! Ne bir bozuk temel çukuru, ne de yanık isli bir tahta parçası..

Bu yazı bir önceki yazının devamı niteliğindedir:  METİN YAVAŞ’LA KASTAMONU’DAYDIK – 15/16 Eylül 2012 http://www.sinasiyuksel.com/blog/?p=3765

Okumaya devam et

METİN YAVAŞ’LA KASTAMONU’DAYDIK (15-16 Eylül 2012)

 

… Programım 15 Eylül Cumartesi gününü Kastamonu’ya ayırmak ve ertesi gün Taşköprü’ye geçip, oradan da köye çıkmaktı…

…  denizden yüksekliği 775 metre olan Kastamonu, Gökırmak’ın bir kolu olan Karaçomak Deresi vadisinde kuruludur…

… Şehrin tarihi dokusu ve mimari yapısının en görkemli buluşması olan bu güzel ortamı her zaman çok sevmişimdir…

… Münire Sultan Sofrası .. Nasrullah Cami .. Cumhuriyet Meydanı .. Kastamonu Saat Kulesi .. Kastamonu Kalesi .. Sinanbey Konağı .. Taşköprü .. Kiseköy .. Baba Ocağı(!) ..

Okumaya devam et

Açıkhavada Sinematek Keyfi (18 Temmuz 2012)

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen “Yeniden Sinematek” gösterimleri  Alsancak’daki Tarihi Havagazı Fabrikası’nda “açıkhava sinema keyfi” olarak devam etmektedir. Ağustos sonuna kadar her Çarşamba Saat:21’de perdeye yansıyacak filmlerin yüzde 90’ını daha  önce  izlemiş olmama karşın tekrar izlemeyi seviyorum. Geçen Çarşamba  Yönetmen Garry Ross’un “Yaşamı Renkleri” olarak Türkçe isimlendirilen Pleasantvilla filmini izledim. Ortam hakkında fikir olsun diye aşağıdaki fotoğrafları paylaşıyorum. Haftaya Cohen  Kardeşlerin Fargo’su var;  izlememiş kaldıysa hararetle tavsiye ederim. İyi seyirler..

Okumaya devam et