Dumanlıdağ’da Hamsi Ziyafeti! (22 December 2013)
İzmir Kışı(!)nin güneşli bir Aralık Ayı Pazar gününde, Dumanlıdağ’da hamsi ziyafeti çektik! Continue reading
İzmir Kışı(!)nin güneşli bir Aralık Ayı Pazar gününde, Dumanlıdağ’da hamsi ziyafeti çektik! Continue reading
Oğlumuz Can Yüksel, 6 yıldır çalıştığı DreamWorks firmasındaki 5. animasyon filminde, Efekt Lideri görevi ile 3. defadır Annie Ödülü’ne aday oldu. Animasyon filmlerinin oskarları olarak kabul edilen ödüllere Can bir defa ekip olarak(Sherk The Third) ve bir defa da tek başına(Çizmeli Kedi) aday olmuştu. Bu defa da Turbo filmindeki perfomanslarıyla gene ekip olarak aday oldular; ancak O şimdi ekip lideri (FX Lead). Bu durum adaylığı daha da anlamlı kılıyor. Hele Şubat 2014’de yapılacak törenle sonuçlar açıklandığında ödülü kazanırsa, işte sözün bittiği yer olacak o zaman! İnşallah diyoruz ve ümitle bekliyoruz..
Çok uzun süredir Bergama’yı tekrar görmek istiyordum; sol dizimdeki sızılar tamamen geçmediğinden, nihayet bu Pazar bir doğa ve tarih ziyareti yapmak üzere Bergama’ya gitmeye karar verdik. Bu geziyi Villakent’e İstanbul’dan gelerek yerleşen Gülbağ ailesi ile birlikte yaptık. Aylin ve Ali Rıza Gülbağ çifti ve fıstık kızları Sude Naz ile birlikte Asklepion ve Akropolis’deki antik eserleri gezdik, ancak zamanımız kalmadığından Bergama Müzesi’ni bir sonraki seyahate erteledik.

Dumanlıdağ Kasım ayında adeta bahar yeşilliğine bürünmüş. Yer yer çiğdemler, sarı çiçekler..
Zirvede birikmiş bulutlar dağa dumanlı isminin verilme nedeni gösteriyor gibi. Ya da rüzgar santrallarının doğanın tepesine dikilmiş halini gözlerden gizliyor sanki!
Not: Yazı sonundaki albüme Tayfun Turan(8 adet) ve Ümit Tan(10 adet) fotoğraflarından ekleme yaptım – 18 Kasım 2013
Küçük oğlumuz Can ve eşi kızımız Kamer’in erkek evlatları LosAngeles saatine göre 8 Kasım 2013 tarihinde dünyaya geldi. Hem Anne Kamer ve hem de torunumuzun çok sağlıklı olduklarını Can bildirdi. Bu mutlu haberle yaşamımızda yeni bir güzel sayfanın başladığını düşünüyorum. Çocuklarımızın büyüyüp çocuklara karışmasını izlemek ne kadar muhteşem bir deneyim! Herkesin bu mutlulukları yaşamısını diliyorum.
İDADİK’in artık gelenek haline gelen Sezon Açılış Kampı, gene artık gelenek haline gelen Nif Dağı eteklerindeki “Nif Kulübe” diye nitelediğimiz yerde yapıldı. Kampçılar buraya cumartesi gelirler ve pazar günü günübirlik gelenlerle birlikte açılışı gerçekleştirirler. Bu defa da aynen böyle oldu ve Nif Dağı güzellikleri içinde güzel bir kamp yaşadık.
Bir Cumhuriyet Bayramı kutlamaları daha yaptık çoşkuyla. Ne güzel! Meydanları sokakları doldurduk. Ama ne oldu, sarsabildik mi Cumhuriyet düşmanlarını? Sanmıyorum. E yapmayalım mı, kutlamayalım mı! Tabi ki hayır; ama bununla kalırsak kendimizi kandırmaktan başka bir şey olmaz.
Peki ne yapmak lazım? Yapılması gereken aklı kullanmaktır. Ne diyor akıl: Cumhuriyet düşmanları gücü nereden alıyorsa onu yapmak gerek. Ne yapıyorlar: Sandıkta birleşiyorlar. En küçük bir ton farkında değil, renk farkında dahi ayrışmıyorlar. Bakın döneklere hiç bir şey diyorlar mı? Sen eskiden şunu diyodun bunu diyodun diyorlar mı? Hayır; çünkü aklı kullanıyorlar, sandıkta birleşiyorlar.
Suuçan Şelalesi yolunda kalsedon aramak üzere, Mete Arıkan’la birlikte Turgutlar’dan yola çıktık. Çok uzun süredir araziye çıkmamış olan Mete Abi de, bizler de bu Ağustos sıcağında biraz zorlandıysak da, programın şelale kısmında uzun bir mola vererek, hem bol bol dinlendik hem de tamamen Ayhan’ın fikri ile gerçekleşen mütevazi rakı sofrasıyla bu doğa harikası içinde güzel bir gün geçirdik. Continue reading
Sevgili Prensesimiz Maya Lisa Yüksel Türkiye’de, Foça’daydı bu yaz Temmuz’da. Birlikte olduğumuz 2.5 hafta su gibi aktı geçti! Şimdi geride kalan fotoğraflarla avunuyoruz. Bir de tabi ki “Sıkayp” aracılığıyla görüşüyoruz. Ama beraber olmanın tadı yok tabii! Neyse ki önümüzdeki aylarda O’nu görmeye gideceğiz Salt Lake City’e.. Zaten yaz gelince gene Foça’da olacaklar..
Ayhan ve Bahadır ile birlikte, Kastamonu’ya giderken bir günü de Bolu’ya ayırdık. Binalar, taşıtlarla taşan yollar ve yeterli yeşil alanlardan yoksun yerleşim bölgeleriyle Anadolumuzun diğer şehirleriyle benzerlik gösteren Bolu’ya gelirken çevresindeki ormanlık dağlarıyla tam bir tezatlık içinde olduğunu gördüm. Bu nedenle şehirde kısa bir tur attıktan sonra soluğu Bolu yaylalarında aldık. Yeşilin her tonuyla Bolu Aladağlar bölgesi, ülkemizdeki doğa güzelliklerinin ender örneklerinden birisi. Continue reading