“Antik Anadolu Tiyatroları” hakkında kısa bir yazı (11 Aralık 2010)

Geçen Cumartesi İdadik’in düzenlediği Bergama Gezisine, haftasonu konuklarımızdan dolayı katılamadık. İdadik’liler Bergama’da kaldıkları sürece, aklım hep en son 18 yıl önce ziyaret ettiğim o muhteşem antik şehirde kaldı. Şimdiden karar alıyorum ki, ilk firsatta tekrar oralara gideceğim ve en son halini fotoğraflayıp sizlerle paylaşacağım.

Doğu ve Batı Uygarlıkları arasında geçiş yolu üzerinde yeralan Ülkemizde çoğunda yeterince kazı yapılmamış, hatta bazılarında hiç kazı yapılmamış pek çok antik şehir kalıntıları mevcuttur. Bunlar arasında Efes, Bergama, Afrodisyas gibi hemen tamamı ortaya çıkarılmış muhteşem şehirler ise sık sık ziyaret edilmeyi hak ediyorlar.

Bütün bu antik şehirlerden ortaya çıkarılabilen yapıtlar arasında en sağlam kalabilenler genelde tiyatrolar olmaktadır. Varlıkları MÖ.4 yy’da Yunanistan’da ortaya çıkan tiyatrolar önceleri dini gösterilerin sergilendikleri yerler olurken zamanla Hellenistk dönemden itibaren yaşamın diğer alanlarındaki konuların da işlendiği sahneler olmuşlar ve insanlar sonraki Roma dönemlerinde işi gladyatör dövüşlerine kadar vardırmışlardır.

Antik Yunan tiyatrolarının çoğu orjinal haliyle bugüne ulaşamamışlardır. Pek çok Hellenistik dönemi tiyatrolarına Roma dönemlerinde eklemeler yapılmış ve karışık bir mimari bütünlük oluşturulmuştur. Bu yazıyı kitaplarda bulabileceğiniz bilgilerle doldurmadan, bir antik tiyatro gördüğümüzde hangi döneme ait olduğunu anlayabilmeye yardımcı olmak amacıyla Yunan ve Roma dönemi tiyatrolarının en önemli farklarını yazacağım. Farkları ve seçkin örnekleri aşağıda sıraladım:

– Antik Yunan tiyatrosu bir yamaca inşa edilmiştir; yani bulunduğu şehre veya manzaraya hakimdir. Roma tiyatrosu ise düzlüğe kurulmuştur ve çevreyle ilişkiyi kesip kapalı bir alan oluşturmuştur.

– Yunan tiyatrosu oturma alanı daireye yakın şekildedir. Orkestra tam daire şeklindedir ve seyirciler sahneye uzaktır. Roma tiyatrosu ise yarım daire şeklindedir ve orkestra ikinci plandadır; sahne daha derindir.

– Antik Yunan tiyatrosunun iki yanında üstü açık girişler vardı ve oturma alanı büyük bir duvarla çevrelenirdi. Roma tiyatroları ise tonozlu altyapılar üzerine kurulduğundan tonozlu geleriler giriş sayılarının artmasını sağlamıştır.

– Hellenistik  Dönem örnekleri Antiphellos, Bergama, Efes(karışık), Letoon, Milet(karışık), Pınara, Priene,

– Roma tiyatro örnekleri Aizanoi, Afrodisyas(Geç Hellenistik Dönem), Heraklia, Hierapolis, Kaunos, Myra, Phaselis, Side, Xanthos.

Bu çalışmayı yaparken, gezdiğim antik şehirlerdeki tiyatro fotoğraflarıma baktığımda çoğunda tiyatroyu dekor olarak kullanıp kendimizi resmettiğimizi farkettim. Aşağıdaki linkte izleyebileceğiniz bu fotoğraflar bir bakıma Yüksel ailesinin eski fotoğraflarını da oluşturuyor. O zamanlar henüz dijital dünya başlamadığından olacak fazla fotoğraf da çekmemişim. Zaten çok da zaman geçmiş ve diyorum ki bütün bu şehirleri bir daha ziyaret etmenin zamanı gelmiş!

Son olarak hissettiklerimi çok güzel ifade eden aşağıdaki paragrafla yazımı bitirmek istiyorum:

Anadolu insanlık tarihinin çeşitli dönemlerinde ön sırada yer almış ve bir çok özgün uygarlığın beşiği olmuştur.” Bu cümleyi Ord.Prof.Dr.Ekrem Akurgal’ın Anadolu Uygarlıkları isimli eserinin giriş bölümünden aldım. Ayni bölüm şu cümlelerle sona eriyordu: “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Atatürk tamamen batıya dönük, demokratik ve laik bir devlet yaratmıştır. Avrupa Konseyinin ve OECD’nin bir üyesi ve Avrupa topluluğunun bir adayı olan Türkiye şu anda Batı dünyasının ayrılmaz bir parçası olup, Batı’nın dünya görüşüne uygun ancak özü Türk olan bir kültür geliştirmeye çalışmaktadır.” Bendeki basım tarihi 1995 olan eserin ilk basımı 1987 yılında yapılmış ki bu durumda hala Avrupa birliğine adaylık durumumuz bile tartışılmaya devam edildiğine göre daha uzun bir yol bizi bekliyor.

Not: Aşağıdaki fotoğrafları, herhangi birine tıklayıp, açılan penceredeki veya klavyeniz üzerindeki ok işaretleri yönünde izleyebilirsiniz.

“Antik Anadolu Tiyatroları” hakkında kısa bir yazı (11 Aralık 2010)” hakkında 2 yorum

  1. ÜZERİNDE YAŞADIĞIMIZ KÜLTÜREL TEMELDEN ÇOK GÜZEL BİR ÖZET ÇIKARMIŞSINIZ ŞİNASİ BEY. 30 YIL ÖNCE BİR ZAT “BU ANAYASA BİZE BOL GELDİ” DEMİŞTİ. ÜZÜLEREK SÖYLÜYORUM Kİ BU ÖZET BİLE BİR ÇOK İNSANA BOL GELİR. NE CUMHURBAŞKANLARIMIZI TANIYORLAR NE DE SENATÖRLERİMİZİN SAYISINI BİLİYORLAR.

  2. Merhaba Çetin,
    Öğrenmek isteyene bilgi çok. Kitaplar, dergiler, internet.. Yeter ki insan merak etsin. Ben burada bir noktaya dikkati çekmek istedim. Aynen dediğin gibi çok özet bir bilgilendirme yazdım.
    Antik tiyatrolar beni hep heyecanlandırmıştır. İlk fırsatta bu amaçla bir Anadolu turu atmak istiyorum.
    Selamlar..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir