Kemalpaşa Y.Kızılca’dan Mahmut Dağı (6 Kasım 1993)

NOT: Bu yazı, Blogda yazmaya başlaman önceki yıllarda, etkinlik sonrası kendim için hazırladığım notlardır. Tükenmez kalemle, yani herhangi bir düzeltme yapmadan, bir çırpıda bitiriyordum notlarımı. Neticede bunlar, ileride sadece benim okuyacağım “KENDİME NOTLAR” başlığı altına toplanabilecek adeta işlenmemiş ham yazılardır. Seçmen sayımı nedeniyle pazar günü sokağa çıkma yasağı olunca cumartesi’ye alındı yürüyüş. Ayşen ve Can … Okumaya devam et

“YAV BU OKULDA BENİM BİR OĞLUM DAHA VARDI!” (1994)

Muhtemelen 1994 veya 95 yıllarıydı, Cem ve Can Bornova Anadolu Lisesi’nde okuyorlardı. Aralarında 2 yıl vardı; örneğin Cem lise sonda ise, Can da lise birdeydi. O yıllarda Bornova Anadolu Lisesi’ndeki yönetim hiç iyi değildi. Zorunlu Din Dersi Hoca’larına torpil yapıp yönetimlere getirmişlerdi. Can’la ilgili olarak bir kaç defa işten izin alıp yönetimlerle görüşmek için okula … Okumaya devam et

İDADİK YALOVA GEZİSİ KARACA ARBORETUMU ZİYARETİ (14 Aralık 1996)

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı hk-665x374.jpg(15.04.2020)

İzmir’de son yıllardaki orman yangınlarından sonra ormanlara ağaç dikmek için çok büyük çağrılar yapılırken, Hayrettin Karaca’nın şu sözleri hep aklıma gelir: Ormana ağaç dikmeyin. İlle de ağaç dikecekseniz, ovalarda tarlalara dikin. Ormandaki güçlü ağaç fideleri yangından sonra dahi, ormanı güçlendirir tekrar. Yeter ki ormana dokunmayın

Okumaya devam et

ATATÜRK ve MÖSYÖ SÖBEL (14 Kasım 2019)

UNIDO uzmanı Fransız Mösyö Söbel’in isminin okunuşu böyleydi. 1970’li yıllarda Petkim proje müdürlüğümüzdeki bazı araştırmalar için talebimiz üzerine ülkemize gelen uzmanlardan biriydi. Mösyö Söbel ile çok önemli olmayan birkaç anımı hatırlıyorum. Bunlar içinde beni dolaylı olarak oldukça uzun süre etkileyen bir tanesini yazmak istiyorum. Mösyö Söbel bir gün bana “Atatürk’ü neden çok seviyorsunuz” diye sormuştu. … Okumaya devam et

*BEL AĞRIMI NASIL TEDAVİ ETTİM? (2007)

  Sene 2007, Bahar aylarındayız; belimde çok şiddetli ağrılar hissediyorum. Hissediyorum yetmez, ağrıdan canım çıkıyor!  İşte bu ağrılardan nasıl kurtulduğumun hikayesini anlatacağım:  Villakent’e taşınalı bir yıl olmuştu. Aslında 2006 Mayıs’ında Ankara’dan taşınıp eşyaları Villakent’teki evimize doldurmuştuk ama, yaz aylarını yerleşme ile geçirmeyelim diye Foça Çanak’taki yazlığımıza gitmiştik. Yaz sonu sonbaharda tekrar Villakent’e döndüğümüzde bir yandan … Okumaya devam et

*Yenimahalle (1964)

BİR TUTKUDUR SİNEMA, ANKARA YENİMAHALLE’DE BAŞLADI! Liseyi Ankara Yenimahalle’deki Mustafa Kemal Lisesi’nde 1964-66 yıllarında okudum. Sonra Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’ndeki ilk “Üniversiteli” yıllarımda da Yenimahalle’de yaşadım. O zamanlar 2 katlı bahçeli evlerden oluşan Yenimahalle, şimdilerin çok katlı yapılaşmasında ikamet edenlerin hiç bir şekilde hayal edilemeyecekleri kadar güzel bir mahalleydi. Muhtemelen o zamanlar biz de bunun … Okumaya devam et

*BİR TUTKUMDUR SİNEMA, ANKARA YENİMAHALLE’DE BAŞLADI! (1964)

Bana lise çağlarımda sinemayı sevdiren yerdir Yenimahalle Alemdar Sineması. Her sabah önünden geçerken Cumartesi izleyeceğim filmin afişlerine, fotoğraflarına bakardım hayran hayran. Ne kadar mutlu olurdum sinemaya gidebildiğim için o zamanlarda, kolayca anlatamam. Bir hafta boyunca hayalini kurduğum o anları hiç unutmuyorum. 

 

Okumaya devam et

*BAMYA YEMEĞİ İLE TANIŞMAM (1971)

(19.07.2018) Sene 1971, üniversitede son yılıma geçmişim ve okul kontenjanından kura sonucu seçildiğim Nazilli Basma Fabrikası’nda mühendislik stajımı yapıyorum. Hatırladığım kadarıyla staj süresi bir aydı. Bu süre içinde oturup kaleme alınacak birkaç anım oldu. Şimdi ilk olarak bamya ile tanışma öykümü anlatacağım.  Bamya bizim evde tercih edilen bir sebze yemeği değildi. Hatta neredeyse hiç yapılmazdı … Okumaya devam et

“YAŞAM BOYU SPOR” Kayıtlarım (1984)

Yüzme sezonu başlayınca yaşam boyu spor puanları için Petkim Çayağzı Tesislerindeki plajın iki ucu ve dubalar arasındaki rotalarda yüzdüm. Buradaki mesafeleri bazen haritalardan, bazen de bizzat misina ile ölçerek belirlemiştim. Yüzme puanları nispeten düşük olduğundan, haftalık puana ulaşabilmek için, zaten suları çok soğuk olan plajda kötü havalarda bile kendimi yüzmeye zorladığımı hatırlıyorum. 

(Not: Fotoğraf Petkim Çayağzı Plaj Tesislerinde çekilmiştir – Eylül 1986 )

Okumaya devam et

*AKDENİZ BİSİKLET TURU WHATSAPP MUHABBETLERİ (17 Nisan 2017)

Arif’ Sezgin ile birlikte 1972 yılı yazında gerçekleştirdiğimiz “Akdeniz Bisiklet Turu” etkinliğimizin anılarını 28 Şubat 2014 tarihinde yazmıştım. Ünivesite mezuniyetimiz şerefine bir anı olsun diye bisikletle Mersin’den yola çıkıp ve aslında  bitiremediğimiz Mersin-Marmaris parkurunda yaşadıklarımızdan hatırladıklarıma Arif’in hatırladıklarını da eklemek istemiştim. Arif bir türlü fırsat bulup bunu yapamadı. Bunun üzerine Fakülte arkadaşlarımızla oluşturduğumuz WhatsApp gurubumuzda bir bahane ile konuyu gündeme getirdim. Başta Arif olmak üzere arkadaşlarımla bir çok yazışma yaptık.  Bazı konularda anılarımızda çelişkiler olduğunu gördük. Ama neticede Arif’i, Akdeniz Bisiklet Turu ile ilgili hatırladıklarını kaleme aldırmış oldum. Ancak gördüm ki Arif, bu etkinlik ile bizim ortak başka etkinliklerimizi birbirine karıştırmış!

Okumaya devam et