PetkimTrek/Karia1: Akyaka, Turnalı (4 Mayıs 2017)

Karia Yolu’ndaki üçüncü günümüzde, bu defa Doğu’dan Batı’ya 15 kilometrelik Akyaka-Turnalı rotasında yürüdük. Bunun nedeni nispeten daha kısa olan Sarnıç-Turnalı parkurunu son güne bırakmak istememiz. Böylece PetkimTrek’in Karia Yolu-1 etkinliğini uzun-kısa-uzun-kısa olarak dengeli bir şekilde planlamış oluyoruz.

Her sabahki gibi kahvaltımızı Altaş Pansiyon’da erkenden yaptıktan sonra, Saat 8:15’te aracımıza binerek Akyaka’ya gitmek üzere yola çıktık. Parkurun Akyaka dışındaki başlangıç noktasını bulduktan sonra yürüyüş hazırlıklarımızı tamamlayıp Saat 9:15 gibi etkinliği başlattık. Ancak henüz yürüyüşün başında, Karia Yolu’nun işaretlenmiş başka bir parkuruna girdiğimizi anladık ve geri yere dönüp Turnalı patikasının başlangıcına kadar kısa bir süre karayolundan yürüdük. 

Hava tahminlerinin ve Akbük’deki bulutlu puslu havanın aksine olarak burada pırıl pırıl güneşli bir gün başladı. Parkurun ilk metrelerinde havadaki nemden dolayı sıcak oldukça fazlaydı. Yüksek çamların altında harika bir patikadan ilerlememize karşın sıcak hava iyice terletiyor. Neyse ki çoğunlukla gölgeden ilerliyoruz, ve bu da nispeten rahatlamamızı sağlıyor.

Batıya doğru hafifçe yukarılara çıktığınızda hem manzara daha güzelleşiyor, hem de tatlı bir esinti ile ağır nemli havadan kurtuluyoruz. Sonrasında bir tarafta yüksek dağlar bir tarafta denizi görerek işaretlenmiş parkurda ilerliyoruz.

Bugünkü parkur dünküne göre daha uzun ama, fazla tırmanış yok. Yaklaşık 300 metrelerde birkaç tepe aştıktan sonra deniz kıyısına paralel karayolunun yukarılarından ve çoğunlukla ağaçların gölgesinden ilerledik. Yaklaşık iki saat sonra rotadaki levhada sağa Kuyucak tarafına değil, Derinkuyu’ya yöneldik. Bundan sonra toprak yoldan ilerlerken güzel bahçeli evlerin yanından geçtik. Devamında Turnalı 9 km yazan Karia Yolu levhasından tekrar patikaya girdik.

Bundan sonra da hep yeşillikler içinden, çoğunlukla da ağaçların gölgesinden yürüdük. Karia Yolu’nun bu parkuru da çok keyifli doğrusu. Buralarda kuş sesleri o kadar güzelleşiyor ki çektiğim birkaç videodan birini burada paylaşmak istiyorum.

MOV09139

Parkurun sonlarına doğru bulutlanma arttı ve çevremizdeki dağlardan gökgürültüsü homurtuları duymaya başladık. Tek tük damlayarak başlayan yağmur son üç kilometrede hızlanınca daha fazla ıslanmak istemedik. Zaten karayolu da çok yakınımızda olduğundan patikadan ayrılarak yol kenarındaki korunaklı bir gözlemecinin mekanına sığındık. Kaptana telefon edip aracımızı beklerken birşeyler atıştırmayı yeğlerdik, ancak “tükan sahipleri” ortalıkta yoktu.

Dönüş yolunda “Sultan Ablanın” yerinde mola verdik ve otlu gözlemeler yedik, ayran ve çay içtik. Böylece Akbük’deki pansiyonumuza epeyce dinlenmiş ve de tok olarak döndük. Arkadaşlar hemen denize koştular ve bir süre sonra başlayacak şiddetli yağmurdan önce, günün yorgunluğunu attılar. Ben de pansiyondaki korunaklı terasta Ayşen ve “Eminleri” bekledim.

Bu güzel etkinlikte çektiğim fotoğraflardan hazırladığım albümü aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

Not: Aşağıdaki fotoğrafları herhangi birine tıklayıp, açılan penceredeki veya klavyeniz üzerindeki ok işaretleri yönünde izleyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir